scene

//siːn//

İsimler
B2

Çeviri

olay yeri, sahne

Tanım

Scene kelimesi, bir olayın, suçun, kazanın veya önemli bir durumun gerçekleştiği fiziksel yer anlamına gelir. Genellikle polis, itfaiye, gazeteciler veya araştırmacılar tarafından, olayın izlerini incelemek ve delil toplamak için kullanılır. Bu kullanımda, bir tiyatro sahnesi veya film çekimi gibi sanatsal bağlamlardan ziyade, gerçek hayattaki bir olayın meydana geldiği somut konumu ifade eder. Resmi ve günlük dilde yaygın olarak kullanılır.

Örnek

  • The police arrived at the scene of the accident within minutes.

    Polis kaza yerine dakikalar içinde ulaştı.

  • Reporters were not allowed to approach the crime scene.

    Gazetecilerin suç mahalline yaklaşmasına izin verilmedi.

  • Firefighters secured the scene after putting out the blaze.

    İtfaiyeciler yangını söndürdükten sonra olay yerini güvenli hale getirdi.

  • Forensic experts are examining the scene for any clues.

    Adli tıp uzmanları olay yerini ipucu için inceliyor.

  • The quiet neighborhood became the scene of a dramatic hostage situation.

    Sakin mahalle, dramatik bir rehine olayının yaşandığı yere dönüştü.

  • He was one of the first witnesses at the scene.

    O, olay yerindeki ilk tanıklardan biriydi.

  • The government declared the area a disaster scene.

    Hükümet bölgeyi afet bölgesi ilan etti.

  • Ambulances rushed to the scene of the explosion.

    Ambulanslar patlama yerine hızla sevk edildi.

  • The detective carefully reconstructed the events at the scene.

    Dedektif, olay yerindeki olayları dikkatle yeniden canlandırdı.

  • The entire scene was cordoned off with yellow tape.

    Tüm olay yeri sarı bantla kordon altına alındı.

Eş anlamlılar

mahal
meydan
yer

Diğer anlamlar

İlgili kelimeler

alliance

ittifak

İsimler

İki veya daha fazla tarafın ortak bir amaç, hedef veya çıkar için resmi olarak anlaşarak kurduğu birlik, müttefiklik. Genellikle siyasi, askeri veya ticari alanlarda, güçlerini birleştirmek ve dayanış…

liberation

kurtuluş

İsimler

Bir baskı, zorluk, sınırlama veya kontrol altındaki durumdan özgürleşme, serbest kalma eylemi veya durumu. Genellikle politik, sosyal, kişisel veya ruhsal bağlamlarda kullanılır.

culprit

suçlu

İsimler

Bir suçun, kabahatin veya bir sorunun nedeni olan kişi veya şey. Genellikle bir yanlışlık, hata veya olumsuz bir durumdan sorumlu olanı ifade eder.

awareness

farkındalık

İsimler

Bir şeyin veya bir durumun bilincinde olma, onu anlama, idrak etme durumu. Kişinin kendisi, çevresi veya belirli konular hakkında bilgi sahibi olması ve bu bilgiyi anlamlandırması anlamına gelir.

concern

endişe, kaygı, ilgi

İsimler

Bir şey hakkında duyulan korku, üzüntü veya tedirginlik hissi; aynı zamanda bir kişi, konu veya faaliyete gösterilen önem veya ilgi anlamına da gelir. Resmi bağlamlarda, bir şirket veya kuruluşu ifade…

honour

onur

İsimler

Bir kişinin veya grubun sahip olduğu, saygı duyulmasını ve değer verilmesini sağlayan ahlaki ve sosyal değerler bütünü. Kişinin kendisine, ailesine, ülkesine veya yaptığı işe duyduğu saygı ve gurur an…

ace

as

İsimler

İngilizce'de 'ace' kelimesi, bir konuda çok başarılı olan, uzman veya üstün niteliklere sahip kişiyi tanımlamak için kullanılan bir isim veya sıfattır. Özellikle spor (tenis servisi, golf vuruşu) ve h…

affair

ilişki, mesele, olay

İsimler

Bu kelimenin birkaç anlamı vardır. En yaygın kullanımı, genellikle gizli veya yasak bir romantik veya cinsel ilişkiyi ifade eder. Ayrıca, belirli bir konu, iş, durum veya olayı tanımlamak için de kull…

aid

yardım

İsimler

Bir kişiye, gruba veya ülkeye ihtiyaç duyduğu bir şeyi sağlamak veya bir zorluğu aşmasına katkıda bulunmak amacıyla verilen destek, hizmet veya kaynak. Bu destek maddi (para, malzeme), fiziksel (emek)…

appeal

çekicilik, başvuru, temyiz

İsimler

'Appeal' kelimesi, bir şeyin hoşa gitme, ilgi çekme veya beğeni kazanma niteliğini ifade eder. Ayrıca, resmi bir makama yapılan yalvarma, ricada bulunma veya bir karara itiraz etme anlamına da gelir.…