savage
//ˈsævɪdʒ//
Çeviri
vahşi
Tanım
Savage, genellikle evcilleşmemiş, yabani veya kontrolsüz doğayı tanımlayan bir sıfattır. Bir kişi, hayvan veya davranış için kullanıldığında, vahşi, acımasız, medeniyetten uzak veya şiddet içeren bir nitelik taşıdığını ifade eder. Günlük dilde bazen bir şeyin aşırı sert, etkileyici veya acımasız olduğunu vurgulamak için de kullanılır (örneğin, 'savage criticism' = acımasız eleştiri). Bu kelime, doğal ortamdaki yırtıcı hayvanlardan, insanın kaba veya kırıcı tavırlarına kadar geniş bir bağlamda yer alır. Ayrıca, argo kullanımda bir olayın veya sözün çok havalı veya keskin olduğunu belirtmek için de karşımıza çıkar.
Örnek
“The savage wolf stalked its prey through the forest.”
Vahşi kurt, ormanda avını takip etti.
“Her savage remarks during the argument hurt everyone in the room.”
Tartışma sırasındaki acımasız sözleri odadaki herkesi incitti.
“The explorer encountered a savage tribe deep in the jungle.”
Kâşif, ormanın derinliklerinde vahşi bir kabileyle karşılaştı.
“He gave a savage blow to the door, breaking it open.”
Kapıya vahşi bir darbe indirerek kırdı.
“The storm was savage, destroying everything in its path.”
Fırtına vahşiydi, önüne çıkan her şeyi yok etti.
“That movie review was absolutely savage; it tore the film apart.”
O film eleştirisi tamamen acımasızdı; filmi paramparça etti.
“The lion's savage roar echoed across the savanna.”
Aslanın vahşi kükremesi savanada yankılandı.
“She made a savage comeback that left everyone speechless.”
Herkesi susturan acımasız bir cevap verdi.
“The savage attack by the wild boar injured the hiker.”
Yaban domuzunun vahşi saldırısı yürüyüşçüyü yaraladı.
“His savage sense of humor often offends people.”
Onun acımasız mizah anlayışı genellikle insanları rahatsız eder.
Eş anlamlılar