rigid

//ˈrɪdʒɪd//

Sıfatlar
B2

Çeviri

katı, sert, esnemez

Tanım

Rigid, fiziksel olarak bükülmeyen, esnemeyen veya şekil değiştirmeyen maddeleri tanımlar. Mecazi anlamda ise katı kurallara bağlı, değişime kapalı, esnek olmayan tutum veya düşünceler için kullanılır. Örneğin, sert bir plastik levha rigid olarak adlandırılırken, hiçbir taviz vermeyen bir yönetim politikası da rigid olarak nitelendirilebilir. Bu kelime genellikle olumsuz bir çağrışım taşır ve aşırı katılığı ifade eder.

Örnek

  • The metal bar is too rigid to bend by hand.

    Metal çubuk elle bükülemeyecek kadar sert.

  • Her rigid adherence to the rules made her unpopular.

    Kurallara katı bir şekilde bağlı kalması onu sevimsiz yaptı.

  • The company's rigid hierarchy stifles creativity.

    Şirketin katı hiyerarşisi yaratıcılığı bastırıyor.

  • He maintained a rigid posture throughout the interview.

    Mülakat boyunca sert bir duruş sergiledi.

  • The rigid schedule left no room for breaks.

    Katı program molalara hiç yer bırakmadı.

  • The plastic becomes rigid when cooled.

    Plastik soğutulduğunda sertleşir.

  • Her rigid thinking prevented her from seeing other perspectives.

    Katı düşüncesi diğer bakış açılarını görmesini engelledi.

  • The rigid frame of the building withstood the earthquake.

    Binanın sert çerçevesi depreme dayandı.

  • He criticized the rigid education system for not adapting to students' needs.

    Öğrencilerin ihtiyaçlarına uyum sağlamadığı için katı eğitim sistemini eleştirdi.

  • The rigid rules of the game made it less enjoyable.

    Oyunun katı kuralları onu daha az eğlenceli hale getirdi.

Eş anlamlılar

sert
katı
esnemez
bükülmez
değişmez

İlgili kelimeler

alien

yabancı, alışılmadık

Sıfatlar
Toys

Alien, bir ortama veya kişiye yabancı olan, alışılmadık veya uyumsuz nitelikteki şeyleri tanımlar. Bu kullanımda, kelime fiziksel bir uzaylıdan ziyade, bir durum, fikir veya duygunun kişiye tuhaf, tan…

affirmative

olumlu

Sıfatlar

Affirmative, bir şeyin doğru olduğunu onaylayan, kabul eden veya olumlu yönde ifade eden bir sıfattır. Genellikle bir soruya veya önermeye verilen 'evet' yanıtını belirtir. Örneğin, askeri veya resmi…

reckless

pervasız, dikkatsiz, umursamaz

Sıfatlar

Reckless, bir kişinin eylemlerinin olası tehlikelerini veya sonuçlarını düşünmeden hareket etmesi durumunu tanımlar. Bu sıfat, genellikle risk almaktan çekinmeyen, tehlikeli davranışlar sergileyen vey…

minor

yan dal

İsimler

Minor, üniversite eğitiminde bir öğrencinin ana dalının (major) yanı sıra ikinci bir alanda, daha az sayıda ders alarak elde ettiği akademik uzmanlık derecesidir. Genellikle öğrencinin ilgi duyduğu an…

absolute

mutlak

Sıfatlar

Absolute, İngilizcede 'mutlak' anlamına gelen bir sıfattır. Bir şeyin hiçbir sınırlama, koşul veya istisna olmaksızın tam ve eksiksiz olduğunu ifade eder. Genellikle kesinlik, tartışılmazlık veya evre…

apparent

belirgin, görünür, açık

Sıfatlar

Apparent, bir şeyin kolayca fark edilebilir, anlaşılabilir veya gözle görülür olduğunu ifade eden bir sıfattır. Genellikle bir durumun, gerçeğin veya özelliğin dışarıdan açıkça belli olması anlamında…

even

eşitlemek

Fiiller

İngilizce 'even' fiili, bir şeyi düz, pürüzsüz veya eşit hale getirmek anlamında kullanılır. Bu kullanımda, genellikle bir yüzeyi düzleştirme, bir skoru dengeleme veya bir durumu adil kılma eylemini i…

exact

tam, kesin, aynen

Sıfatlar

Exact, bir şeyin hiçbir eksik veya fazlası olmadığını, tam ve kesin olduğunu ifade eden bir sıfattır. Genellikle ölçümler, zaman, miktar veya bilgi gibi somut kavramlarda kullanılır. Örneğin, bir adre…

fair

oldukça, epey, hatırı sayılır

Sıfatlar

Fair, bir şeyin miktar, büyüklük veya kalite açısından beklenenin üzerinde, oldukça iyi veya epeyce olduğunu belirten bir sıfattır. Genellikle olumlu bir vurguyla, bir durumun veya nesnenin niteliğini…

fit

nöbet (epilepsi vb.)

İsimler

Fit, tıbbi bağlamda, özellikle epilepsi gibi durumlarda görülen ani ve kontrol edilemeyen kas kasılmaları, bilinç kaybı veya anormal davranışlarla karakterize kısa süreli bir nöbet türüdür. Bu terim,…