rational
//ˈræʃənəl//
Çeviri
mantıklı, akılcı
Tanım
Rational, bir kişinin veya bir kararın mantığa, akla ve sağduyuya dayalı olduğunu ifade eden bir sıfattır. Bu kelime, duyguların veya önyargıların değil, nesnel düşünmenin ve tutarlı akıl yürütmenin ön planda olduğu durumları tanımlar. Günlük hayatta bir kişinin rasyonel davranması, olayları tarafsızca değerlendirip mantıklı sonuçlara varması anlamına gelir. Örneğin, bir sorunu çözerken duygusal tepkiler yerine verilere ve mantığa dayanarak hareket etmek rational bir yaklaşımdır. Bu kelimenin aynı zamanda matematikte 'rasyonel sayı' gibi teknik bir anlamı da vardır, ancak burada en yaygın kullanımı olan 'akla uygun' anlamı ele alınmıştır.
Örnek
“It is not rational to spend all your savings on a lottery ticket.”
Tüm birikimini bir piyango biletine harcamak mantıklı değil.
“She made a rational decision based on the available data.”
Mevcut verilere dayanarak mantıklı bir karar verdi.
“In a crisis, staying calm and rational is essential.”
Bir kriz anında sakin ve mantıklı kalmak çok önemlidir.
“His argument was clear and rational, so everyone agreed with him.”
Argümanı açık ve mantıklıydı, bu yüzden herkes onunla aynı fikirdeydi.
“Fear can prevent us from making rational choices.”
Korku, mantıklı seçimler yapmamızı engelleyebilir.
“The teacher explained the problem in a rational way that students could understand.”
Öğretmen sorunu öğrencilerin anlayabileceği mantıklı bir şekilde açıkladı.
“We need a rational approach to solve this environmental issue.”
Bu çevre sorununu çözmek için akılcı bir yaklaşıma ihtiyacımız var.
“He is known for being a rational thinker who never jumps to conclusions.”
Asla acele sonuçlara varmayan mantıklı bir düşünür olarak bilinir.
“It's not rational to believe everything you read on the internet.”
İnternette okuduğun her şeye inanmak mantıklı değildir.
“The committee reached a rational compromise after hours of discussion.”
Komite saatler süren tartışmanın ardından mantıklı bir uzlaşmaya vardı.
Eş anlamlılar