precise
//prɪˈsaɪs//
Çeviri
kesin, hassas, tam
Tanım
Precise, bir şeyin son derece doğru, net ve hatasız olduğunu ifade eden bir sıfattır. Bu kelime, ölçümlerde, talimatlarda, ifadelerde veya eylemlerde hiçbir belirsizlik veya sapma olmadığını vurgular. Örneğin, bilimsel deneylerde hassas ölçümler yapmak, bir haritada tam konumu belirtmek veya bir kişinin çok dikkatli ve ayrıntılı çalışması 'precise' olarak tanımlanabilir. Günlük kullanımda, bir kişinin konuşmasındaki netlik veya bir aletin duyarlılığı için de kullanılır. Bu kelimenin başka anlamları da vardır, ancak burada en yaygın olan 'kesin ve doğru' anlamına odaklanılmıştır.
Örnek
“The architect provided precise measurements for the new building.”
Mimar, yeni bina için kesin ölçüler sağladı.
“She gave a precise description of the suspect to the police.”
Polise şüphelinin tam bir tanımını yaptı.
“The surgeon's movements were incredibly precise during the operation.”
Cerrahın hareketleri ameliyat sırasında inanılmaz derecede hassastı.
“We need a precise answer, not just a guess.”
Sadece bir tahmin değil, kesin bir cevaba ihtiyacımız var.
“The GPS coordinates are precise to within a few meters.”
GPS koordinatları birkaç metreye kadar hassastır.
“His precise timing helped the team win the race.”
Onun tam zamanlaması, takımın yarışı kazanmasına yardımcı oldu.
“Please be precise when filling out the form to avoid errors.”
Hatalardan kaçınmak için formu doldururken hassas olun.
“The scientist recorded the precise temperature every hour.”
Bilim insanı her saat başı tam sıcaklığı kaydetti.
“A precise definition is essential for understanding the concept.”
Kavramı anlamak için kesin bir tanım şarttır.
“The watch is known for its precise movement.”
Saat, hassas mekanizmasıyla bilinir.
Eş anlamlılar