pole
//poʊl//
Çeviri
karşıt uç
Tanım
Pole kelimesi, bir spektrum, eksen veya tartışma içindeki tamamen zıt iki noktadan veya konumdan birini ifade eder. Bu kullanım, fiziksel bir nesneden ziyade soyut bir kavram olarak, birbirine taban tabana zıt iki fikir, duruş veya durumu tanımlar. Örneğin, siyasi görüşler veya ahlaki değerler gibi konularda, iki uç nokta arasında bir karşıtlık olduğunu belirtmek için kullanılır. Bu anlamda, 'opposite ends of the spectrum' (spektrumun zıt uçları) ifadesiyle yakından ilişkilidir ve genellikle 'the other pole' (diğer uç) şeklinde kullanılır.
Örnek
“Their political opinions are at opposite poles.”
Siyasi görüşleri tamamen karşıt uçlarda yer alıyor.
“Extreme optimism and deep pessimism represent the two poles of his personality.”
Aşırı iyimserlik ve derin karamsarlık, onun kişiliğinin iki karşıt ucunu temsil eder.
“The debate was between two poles: complete deregulation and strict state control.”
Tartışma, tam serbestleştirme ve katı devlet kontrolü olmak üzere iki karşıt uç arasındaydı.
“She felt torn between the two poles of career ambition and family life.”
Kendini kariyer hırsı ve aile hayatı arasındaki iki karşıt uç arasında sıkışmış hissediyordu.
“In this discussion, we are not just at different points but at opposite poles.”
Bu tartışmada, sadece farklı noktalarda değil, karşıt uçlardayız.
“The novel explores the two poles of human experience: love and hatred.”
Roman, insan deneyiminin iki karşıt ucunu, sevgi ve nefreti keşfediyor.
“His philosophy tries to reconcile the poles of individual freedom and social responsibility.”
Onun felsefesi, bireysel özgürlük ve sosyal sorumluluk karşıt uçlarını uzlaştırmaya çalışır.
“The economic policies of the two candidates are poles apart.”
İki adayın ekonomik politikaları birbirinden tamamen karşıt uçlarda.
“We need to find a middle ground between these two ideological poles.”
Bu iki ideolojik karşıt uç arasında bir orta yol bulmamız gerekiyor.
“The artist's work oscillates between the poles of abstract form and figurative representation.”
Sanatçının çalışmaları, soyut biçim ve figüratif temsil karşıt uçları arasında gidip gelir.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- A2uzun ince direkBu anlama git
- B1coğrafi kutupBu anlama git
- B2karşıt uç/pozisyon(bu sayfa)