pole
//poʊl//
Çeviri
direk
Tanım
Pole, genellikle ahşap, metal veya betondan yapılan, uzun, ince ve dikey bir yapı elemanıdır. Çeşitli amaçlarla kullanılır: elektrik hatlarını taşımak, çadır veya bayrak dikmek, sınır işaretlemek veya bir yapıyı desteklemek gibi. Günlük hayatta sokak lambalarının, telefon hatlarının ve çitlerin sabitlendiği bu uzun destekler sıkça görülür. Direkler, sabit bir yere dikilmiş, uzun ve genellikle silindirik formda nesnelerdir.
Örnek
“The workers installed a new telephone pole on our street.”
İşçiler sokağımıza yeni bir telefon direği dikti.
“We need a long pole to put up the tent.”
Çadırı kurmak için uzun bir direğe ihtiyacımız var.
“The flag was flying high on the pole.”
Bayrak, direğin tepesinde dalgalanıyordu.
“Be careful not to hit the lamp pole while parking.”
Park ederken lamba direğine çarpmamaya dikkat et.
“The electric pole was damaged in the storm.”
Elektrik direği fırtınada hasar gördü.
“He used a pole to measure the depth of the water.”
Suyun derinliğini ölçmek için bir direk kullandı.
“The volleyball net is attached to two metal poles.”
Voleybol filesi iki metal direğe bağlı.
“They marked the boundary with wooden poles.”
Sınırı ahşap direklerle işaretlediler.
“The pole for the street sign is leaning to one side.”
Tabela direği bir yana doğru eğiliyor.
“She held onto the pole while standing on the bus.”
Otobüste ayakta dururken direğe tutundu.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- A2uzun ince direk(bu sayfa)
- B1coğrafi kutupBu anlama git
- B2karşıt uç/pozisyonBu anlama git