legitimate
//lɪˈdʒɪtɪmət//
Çeviri
meşru, yasal
Tanım
Legitimate, bir şeyin yasalara, kurallara veya kabul görmüş standartlara uygun olduğunu ifade eden bir sıfattır. Genellikle bir eylemin, hakkın veya durumun hukuki veya ahlaki açıdan geçerli ve kabul edilebilir olduğunu belirtmek için kullanılır. Örneğin, meşru bir işletme, resmi olarak kayıtlı ve vergi yükümlülüklerini yerine getiren bir işletmedir. Bu kelime aynı zamanda bir iddianın veya duygunun haklı veya mantıklı olduğunu anlatmak için de kullanılabilir. Günlük dilde, bir şeyin sahte veya hileli olmadığını vurgulamak için tercih edilir.
Örnek
“The company only hires employees with legitimate work visas.”
Şirket yalnızca meşru çalışma vizelerine sahip çalışanları işe alır.
“Her concern about the safety of the building was legitimate.”
Binanın güvenliğiyle ilgili endişesi meşruydu.
“They have a legitimate claim to the inheritance.”
Miras üzerinde meşru bir hakları var.
“The police confirmed that the business was operating legitimately.”
Polis, işletmenin meşru bir şekilde faaliyet gösterdiğini doğruladı.
“Is there a legitimate reason for your absence?”
Devamsızlığınız için meşru bir neden var mı?
“The document must be signed by a legitimate authority.”
Belge meşru bir yetkili tarafından imzalanmalıdır.
“She felt that her anger was completely legitimate under the circumstances.”
Koşullar altında öfkesinin tamamen meşru olduğunu hissetti.
“The charity is a legitimate organization that helps children in need.”
Hayır kurumu, ihtiyaç sahibi çocuklara yardım eden meşru bir kuruluştur.
“He used a legitimate excuse to avoid the meeting.”
Toplantıdan kaçınmak için meşru bir bahane kullandı.
“The court ruled that the contract was legitimate and enforceable.”
Mahkeme, sözleşmenin meşru ve uygulanabilir olduğuna karar verdi.
Eş anlamlılar