latter
//ˈlætər//
Çeviri
ikincisi, sonraki
Tanım
Latter, iki şeyden veya kişiden bahsederken ikinci olanı belirtmek için kullanılan bir sıfattır. Genellikle 'former' (birincisi) ile birlikte kullanılır ve bir listede veya karşılaştırmada daha sonra gelen öğeyi işaret eder. Örneğin, 'I prefer the latter option' cümlesi, iki seçenek arasından ikincisini tercih ettiğinizi ifade eder. Bu kelime, resmi yazışmalarda ve akademik metinlerde sıkça geçer; günlük konuşmada daha az yaygındır. Ayrıca 'the latter part of the year' gibi ifadelerde, bir dönemin son kısmını anlatmak için de kullanılabilir.
Örnek
“Between coffee and tea, I prefer the latter.”
Kahve ve çay arasında, ikincisini tercih ederim.
“The former option is cheaper, but the latter is more reliable.”
Birinci seçenek daha ucuz, ancak ikincisi daha güvenilir.
“She offered two solutions; the latter was more practical.”
İki çözüm önerdi; ikincisi daha pratiktir.
“In the latter half of the movie, the plot becomes more exciting.”
Filmin ikinci yarısında, hikaye daha heyecanlı hale gelir.
“He studied both physics and chemistry, but he excelled in the latter.”
Hem fizik hem de kimya okudu, ancak ikincisinde başarılı oldu.
“The latter chapters of the book are harder to understand.”
Kitabın sonraki bölümlerini anlamak daha zordur.
“We can meet on Monday or Tuesday; the latter works better for me.”
Pazartesi veya Salı günü buluşabiliriz; ikincisi benim için daha uygun.
“The latter part of the speech focused on future plans.”
Konuşmanın son kısmı gelecek planlarına odaklandı.
“Between John and Mary, the latter is more experienced.”
John ve Mary arasında, ikincisi daha deneyimlidir.
“The latter years of his life were spent traveling.”
Hayatının son yılları seyahat ederek geçti.
Eş anlamlılar