intact
//ɪnˈtækt//
Çeviri
bozulmamış, sağlam, dokunulmamış
Tanım
İntact, bir şeyin orijinal durumunu koruduğunu, hasar görmediğini, eksilmediğini veya herhangi bir müdahaleye uğramadığını ifade eden bir sıfattır. Genellikle fiziksel bütünlük, duygusal durum veya soyut kavramlar için kullanılır. Örneğin, bir eşyanın kırılmamış olması, bir anlaşmanın şartlarının değişmemiş olması veya bir kişinin onurunun zedelenmemiş olması gibi durumları tanımlar. Bu kelime, olumlu bir durumu vurgular ve çoğunlukla 'hala olduğu gibi' anlamında kullanılır.
Örnek
“The ancient vase was found intact in the tomb.”
Antika vazo mezarda bozulmamış halde bulundu.
“Despite the storm, the roof remained intact.”
Fırtınaya rağmen çatı sağlam kaldı.
“She managed to keep her dignity intact throughout the argument.”
Tartışma boyunca onurunu korumayı başardı.
“The package arrived with the seal intact.”
Paket, mührü bozulmamış şekilde geldi.
“His reputation remained intact after the scandal.”
Skandaldan sonra itibarı sağlam kaldı.
“The old bridge is still intact and used by locals.”
Eski köprü hâlâ sağlam ve yerel halk tarafından kullanılıyor.
“They returned the borrowed tools intact.”
Ödünç alınan aletleri sağlam bir şekilde geri verdiler.
“The treaty remained intact for decades.”
Antlaşma onlarca yıl bozulmadan kaldı.
“Her memory of the event is still intact.”
Olayla ilgili anısı hâlâ taze ve bozulmamış.
“The glass survived the fall intact.”
Cam düşüşten sağlam çıktı.
Eş anlamlılar