intact

//ɪnˈtækt//

Sıfatlar
B2

Çeviri

bozulmamış, sağlam, dokunulmamış

Tanım

İntact, bir şeyin orijinal durumunu koruduğunu, hasar görmediğini, eksilmediğini veya herhangi bir müdahaleye uğramadığını ifade eden bir sıfattır. Genellikle fiziksel bütünlük, duygusal durum veya soyut kavramlar için kullanılır. Örneğin, bir eşyanın kırılmamış olması, bir anlaşmanın şartlarının değişmemiş olması veya bir kişinin onurunun zedelenmemiş olması gibi durumları tanımlar. Bu kelime, olumlu bir durumu vurgular ve çoğunlukla 'hala olduğu gibi' anlamında kullanılır.

Örnek

  • The ancient vase was found intact in the tomb.

    Antika vazo mezarda bozulmamış halde bulundu.

  • Despite the storm, the roof remained intact.

    Fırtınaya rağmen çatı sağlam kaldı.

  • She managed to keep her dignity intact throughout the argument.

    Tartışma boyunca onurunu korumayı başardı.

  • The package arrived with the seal intact.

    Paket, mührü bozulmamış şekilde geldi.

  • His reputation remained intact after the scandal.

    Skandaldan sonra itibarı sağlam kaldı.

  • The old bridge is still intact and used by locals.

    Eski köprü hâlâ sağlam ve yerel halk tarafından kullanılıyor.

  • They returned the borrowed tools intact.

    Ödünç alınan aletleri sağlam bir şekilde geri verdiler.

  • The treaty remained intact for decades.

    Antlaşma onlarca yıl bozulmadan kaldı.

  • Her memory of the event is still intact.

    Olayla ilgili anısı hâlâ taze ve bozulmamış.

  • The glass survived the fall intact.

    Cam düşüşten sağlam çıktı.

Eş anlamlılar

bozulmamış
sağlam
dokunulmamış
bütün
hasarsız

İlgili kelimeler

alien

yabancı, alışılmadık

Sıfatlar
Toys

Alien, bir ortama veya kişiye yabancı olan, alışılmadık veya uyumsuz nitelikteki şeyleri tanımlar. Bu kullanımda, kelime fiziksel bir uzaylıdan ziyade, bir durum, fikir veya duygunun kişiye tuhaf, tan…

affirmative

olumlu

Sıfatlar

Affirmative, bir şeyin doğru olduğunu onaylayan, kabul eden veya olumlu yönde ifade eden bir sıfattır. Genellikle bir soruya veya önermeye verilen 'evet' yanıtını belirtir. Örneğin, askeri veya resmi…

reckless

pervasız, dikkatsiz, umursamaz

Sıfatlar

Reckless, bir kişinin eylemlerinin olası tehlikelerini veya sonuçlarını düşünmeden hareket etmesi durumunu tanımlar. Bu sıfat, genellikle risk almaktan çekinmeyen, tehlikeli davranışlar sergileyen vey…

minor

yan dal

İsimler

Minor, üniversite eğitiminde bir öğrencinin ana dalının (major) yanı sıra ikinci bir alanda, daha az sayıda ders alarak elde ettiği akademik uzmanlık derecesidir. Genellikle öğrencinin ilgi duyduğu an…

absolute

mutlak

Sıfatlar

Absolute, İngilizcede 'mutlak' anlamına gelen bir sıfattır. Bir şeyin hiçbir sınırlama, koşul veya istisna olmaksızın tam ve eksiksiz olduğunu ifade eder. Genellikle kesinlik, tartışılmazlık veya evre…

apparent

belirgin, görünür, açık

Sıfatlar

Apparent, bir şeyin kolayca fark edilebilir, anlaşılabilir veya gözle görülür olduğunu ifade eden bir sıfattır. Genellikle bir durumun, gerçeğin veya özelliğin dışarıdan açıkça belli olması anlamında…

even

eşitlemek

Fiiller

İngilizce 'even' fiili, bir şeyi düz, pürüzsüz veya eşit hale getirmek anlamında kullanılır. Bu kullanımda, genellikle bir yüzeyi düzleştirme, bir skoru dengeleme veya bir durumu adil kılma eylemini i…

exact

tam, kesin, aynen

Sıfatlar

Exact, bir şeyin hiçbir eksik veya fazlası olmadığını, tam ve kesin olduğunu ifade eden bir sıfattır. Genellikle ölçümler, zaman, miktar veya bilgi gibi somut kavramlarda kullanılır. Örneğin, bir adre…

fair

oldukça, epey, hatırı sayılır

Sıfatlar

Fair, bir şeyin miktar, büyüklük veya kalite açısından beklenenin üzerinde, oldukça iyi veya epeyce olduğunu belirten bir sıfattır. Genellikle olumlu bir vurguyla, bir durumun veya nesnenin niteliğini…

fit

nöbet (epilepsi vb.)

İsimler

Fit, tıbbi bağlamda, özellikle epilepsi gibi durumlarda görülen ani ve kontrol edilemeyen kas kasılmaları, bilinç kaybı veya anormal davranışlarla karakterize kısa süreli bir nöbet türüdür. Bu terim,…