immense

//ɪˈmɛns//

Sıfatlar
B2

Çeviri

muazzam

Tanım

Immense, bir şeyin olağanüstü büyük, geniş veya yoğun olduğunu ifade eden bir sıfattır. Genellikle fiziksel boyut, miktar, etki veya duygu gibi soyut kavramlar için kullanılır. Örneğin, 'immense' bir bina devasa boyutları, 'immense' bir sevinç ise tarifsiz bir mutluluğu tanımlar. Bu kelime, 'çok büyük' anlamını güçlü bir şekilde vurgular ve resmi veya günlük dilde etkileyici bir ifade olarak yer alır.

Örnek

  • The immense mountain range stretched across the horizon.

    Muazzam dağ sırası ufuk boyunca uzanıyordu.

  • She felt an immense sense of relief after the exam.

    Sınavdan sonra muazzam bir rahatlama hissetti.

  • The project required an immense amount of time and effort.

    Proje muazzam miktarda zaman ve çaba gerektiriyordu.

  • An immense crowd gathered in the square for the concert.

    Konser için meydanda muazzam bir kalabalık toplandı.

  • The ocean's immense depth is still largely unexplored.

    Okyanusun muazzam derinliği hâlâ büyük ölçüde keşfedilmemiştir.

  • His immense wealth allowed him to travel the world.

    Muazzam serveti, dünyayı dolaşmasına olanak tanıdı.

  • Fırtına, kıyı kasabalarında muazzam hasara yol açtı.

  • She showed immense courage in the face of danger.

    Tehlike karşısında muazzam bir cesaret gösterdi.

  • The library has an immense collection of rare books.

    Kütüphane, nadir kitaplardan oluşan muazzam bir koleksiyona sahiptir.

  • The immense silence of the desert was almost overwhelming.

    Çölün muazzam sessizliği neredeyse bunaltıcıydı.

Eş anlamlılar

devasa
kocaman
çok büyük
engin
gigantik

İlgili kelimeler

alien

yabancı, alışılmadık

Sıfatlar
Toys

Alien, bir ortama veya kişiye yabancı olan, alışılmadık veya uyumsuz nitelikteki şeyleri tanımlar. Bu kullanımda, kelime fiziksel bir uzaylıdan ziyade, bir durum, fikir veya duygunun kişiye tuhaf, tan…

affirmative

olumlu

Sıfatlar

Affirmative, bir şeyin doğru olduğunu onaylayan, kabul eden veya olumlu yönde ifade eden bir sıfattır. Genellikle bir soruya veya önermeye verilen 'evet' yanıtını belirtir. Örneğin, askeri veya resmi…

reckless

pervasız, dikkatsiz, umursamaz

Sıfatlar

Reckless, bir kişinin eylemlerinin olası tehlikelerini veya sonuçlarını düşünmeden hareket etmesi durumunu tanımlar. Bu sıfat, genellikle risk almaktan çekinmeyen, tehlikeli davranışlar sergileyen vey…

minor

yan dal

İsimler

Minor, üniversite eğitiminde bir öğrencinin ana dalının (major) yanı sıra ikinci bir alanda, daha az sayıda ders alarak elde ettiği akademik uzmanlık derecesidir. Genellikle öğrencinin ilgi duyduğu an…

absolute

mutlak

Sıfatlar

Absolute, İngilizcede 'mutlak' anlamına gelen bir sıfattır. Bir şeyin hiçbir sınırlama, koşul veya istisna olmaksızın tam ve eksiksiz olduğunu ifade eder. Genellikle kesinlik, tartışılmazlık veya evre…

apparent

belirgin, görünür, açık

Sıfatlar

Apparent, bir şeyin kolayca fark edilebilir, anlaşılabilir veya gözle görülür olduğunu ifade eden bir sıfattır. Genellikle bir durumun, gerçeğin veya özelliğin dışarıdan açıkça belli olması anlamında…

even

eşitlemek

Fiiller

İngilizce 'even' fiili, bir şeyi düz, pürüzsüz veya eşit hale getirmek anlamında kullanılır. Bu kullanımda, genellikle bir yüzeyi düzleştirme, bir skoru dengeleme veya bir durumu adil kılma eylemini i…

exact

tam, kesin, aynen

Sıfatlar

Exact, bir şeyin hiçbir eksik veya fazlası olmadığını, tam ve kesin olduğunu ifade eden bir sıfattır. Genellikle ölçümler, zaman, miktar veya bilgi gibi somut kavramlarda kullanılır. Örneğin, bir adre…

fair

oldukça, epey, hatırı sayılır

Sıfatlar

Fair, bir şeyin miktar, büyüklük veya kalite açısından beklenenin üzerinde, oldukça iyi veya epeyce olduğunu belirten bir sıfattır. Genellikle olumlu bir vurguyla, bir durumun veya nesnenin niteliğini…

fit

nöbet (epilepsi vb.)

İsimler

Fit, tıbbi bağlamda, özellikle epilepsi gibi durumlarda görülen ani ve kontrol edilemeyen kas kasılmaları, bilinç kaybı veya anormal davranışlarla karakterize kısa süreli bir nöbet türüdür. Bu terim,…