harsh
//hɑːrʃ//
Çeviri
sert
Tanım
Harsh, bir şeyin fiziksel olarak pürüzlü, rahatsız edici veya hoş olmayan bir dokuya, tada, sese ya da iklime sahip olduğunu ifade eder. Aynı zamanda bir kişinin davranışının, sözlerinin veya bir kuralın acımasız, katı ve toleranssız olduğunu anlatmak için kullanılır. Örneğin, 'harsh winter' (sert kış) ifadesi soğuk ve yaşanması zor bir mevsimi belirtirken, 'harsh criticism' (sert eleştiri) ise kırıcı ve acımasız bir geri bildirimi tanımlar. Bu kelime genellikle olumsuz bir çağrışıma sahiptir ve bir durumun zorluk derecesini vurgular.
Örnek
“The desert climate is extremely harsh, with scorching days and freezing nights.”
Çöl iklimi, kavurucu günler ve dondurucu gecelerle son derece serttir.
“Her harsh words left him feeling hurt and rejected.”
Onun sert sözleri onu incinmiş ve reddedilmiş hissettirdi.
“The fabric felt harsh against his sensitive skin.”
Kumaş, hassas cildine karşı sert geldi.
“Prison conditions are often harsh and unforgiving.”
Hapishane koşulları genellikle sert ve affetmezdir.
“The teacher's harsh tone made the students afraid to ask questions.”
Öğretmenin sert tonu, öğrencilerin soru sormaktan korkmasına neden oldu.
“They faced harsh penalties for breaking the rules.”
Kuralları çiğnedikleri için sert cezalarla karşılaştılar.
“The harsh light of the morning sun woke her up abruptly.”
Sabah güneşinin sert ışığı onu aniden uyandırdı.
“Living in a harsh environment requires great resilience.”
Sert bir ortamda yaşamak büyük bir dayanıklılık gerektirir.
“His harsh laugh echoed through the empty hallway.”
Onun sert kahkahası boş koridorda yankılandı.
“The soap has a harsh chemical smell that bothers me.”
Sabunun beni rahatsız eden sert bir kimyasal kokusu var.
Eş anlamlılar