explicit
//ɪkˈsplɪsɪt//
Çeviri
açık, net, belirgin
Tanım
Explicit, bir şeyin hiçbir belirsizlik veya şüpheye yer bırakmayacak şekilde açıkça ifade edildiği, anlaşılır ve net olduğu durumları tanımlar. Genellikle talimatlar, kurallar, sözleşmeler veya cinsel içerik gibi hassas konularda kullanılır. Bu kelime, bir bilginin üstü kapalı (implicit) değil, doğrudan ve ayrıntılı bir şekilde aktarıldığını vurgular. Resmi yazışmalarda, hukuki metinlerde ve eğitim materyallerinde sıkça karşımıza çıkar; ayrıca günlük dilde bir şeyin çok bariz olduğunu belirtmek için de kullanılabilir.
Örnek
“The instructions were explicit about the safety procedures.”
Talimatlar güvenlik prosedürleri hakkında açıktı.
“She gave an explicit answer to the question.”
Soruna net bir cevap verdi.
“The contract includes explicit terms for payment.”
Sözleşme, ödeme için açık şartlar içeriyor.
“Parents often worry about explicit content in movies.”
Ebeveynler genellikle filmlerdeki açık sahnelerden endişelenir.
“The teacher provided explicit examples to explain the concept.”
Öğretmen, kavramı açıklamak için net örnekler verdi.
“His explicit refusal surprised everyone.”
Onun açık reddi herkesi şaşırttı.
“The policy is explicit in banning discrimination.”
Politika, ayrımcılığı yasaklama konusunda nettir.
“She made an explicit request for a raise.”
Zam için açık bir talepte bulundu.
“The warning label contains explicit language.”
Uyarı etiketi açık ifadeler içeriyor.
“We need explicit permission before proceeding.”
Devam etmeden önce açık izne ihtiyacımız var.
Eş anlamlılar