dual
//ˈdjuːəl//
Çeviri
ikili, çift
Tanım
Dual, bir şeyin iki parçadan, iki yönlü veya iki ögeden oluştuğunu ifade eden bir sıfattır. Genellikle birbiriyle ilişkili veya birbirini tamamlayan iki unsurun varlığını belirtmek için kullanılır. Örneğin, dual (ikili) bir sistem, iki ayrı işlevi aynı anda yerine getiren bir yapıyı tanımlar. Bu kelime, teknolojiden felsefeye, dilden matematiğe kadar birçok alanda karşımıza çıkar ve bir şeyin çift yapısını veya ikili doğasını vurgular. Günlük kullanımda, bir cihazın iki farklı modda çalışabilmesi (dual mode) veya bir kişinin iki farklı role sahip olması (dual role) gibi durumlar için sıkça tercih edilir.
Örnek
“The new smartphone has a dual camera system for better photos.”
Yeni akıllı telefon, daha iyi fotoğraflar için ikili kamera sistemine sahip.
“He holds dual citizenship in Canada and the United Kingdom.”
Kanada ve Birleşik Krallık'ta çifte vatandaşlığa sahiptir.
“The dual carriageway reduced traffic congestion significantly.”
Çift şeritli yol, trafik sıkışıklığını önemli ölçüde azalttı.
“She plays a dual role as both the mother and the detective in the play.”
Oyunda hem anne hem de dedektif olarak ikili bir rol oynuyor.
“The company offers a dual warranty covering parts and labor.”
Şirket, parçaları ve işçiliği kapsayan ikili bir garanti sunuyor.
“Dual-language programs help students become fluent in two languages.”
İkili dil programları, öğrencilerin iki dilde akıcı olmasına yardımcı olur.
“The aircraft has dual controls so both pilots can fly it.”
Uçakta çift kumanda bulunur, böylece her iki pilot da uçurabilir.
“They installed dual exhaust pipes to improve engine performance.”
Motor performansını artırmak için çift egzoz borusu taktılar.
“The concept of dualism suggests that mind and body are separate.”
Düalizm kavramı, zihin ve bedenin ayrı olduğunu öne sürer.
“This tablet has a dual-core processor for faster multitasking.”
Bu tablet, daha hızlı çoklu görev için çift çekirdekli işlemciye sahiptir.
Eş anlamlılar