competent
//ˈkɑːmpɪtənt//
Çeviri
yeterli, yetkin
Tanım
Competent, bir kişinin bir görevi veya işi başarıyla yerine getirebilecek bilgi, beceri ve deneyime sahip olduğunu ifade eden bir sıfattır. Genellikle profesyonel veya teknik bağlamda kullanılır; örneğin, bir doktorun hastayı tedavi edebilmesi veya bir mühendisin projeyi yönetebilmesi gibi durumlarda kişinin yeterliliğini vurgular. Bu kelime, bir işin gerektirdiği asgari standartları karşılamaktan öte, güvenilir ve etkili bir performansı işaret eder. Günlük dilde de bir kişinin bir alanda uzman olduğunu belirtmek için kullanılır.
Örnek
“She is a competent lawyer who handles complex cases with ease.”
O, karmaşık davaları kolaylıkla yürüten yetkin bir avukattır.
“The new employee proved to be competent in managing the team.”
Yeni çalışan, ekibi yönetmede yeterli olduğunu kanıtladı.
“You need a competent mechanic to fix this engine problem.”
Bu motor sorununu çözmek için yetkin bir tamirciye ihtiyacınız var.
“After months of training, he became competent in using the software.”
Aylarca süren eğitimin ardından, yazılımı kullanmada yeterli hale geldi.
“A competent teacher can explain difficult concepts clearly.”
Yetkin bir öğretmen, zor kavramları net bir şekilde açıklayabilir.
“The surgeon was highly competent and performed the operation successfully.”
Cerrah oldukça yetkindi ve ameliyatı başarıyla gerçekleştirdi.
“To be competent in this field, you must keep up with new technologies.”
Bu alanda yeterli olmak için yeni teknolojileri takip etmelisiniz.
“The committee found the applicant competent for the job.”
Komite, başvuranı iş için yeterli buldu.
“He is not competent to make such important decisions alone.”
Bu kadar önemli kararları tek başına alacak yetkinlikte değil.
“A competent driver always follows traffic rules and stays alert.”
Yetkin bir sürücü her zaman trafik kurallarına uyar ve tetikte olur.
Eş anlamlılar