wicked

//ˈwɪkɪd//

Sıfatlar
B1

Çeviri

ahlaksız, kötü

Tanım

'Wicked' kelimesi, bir kişinin veya eylemin ahlaki açıdan yanlış, kötü niyetli veya kötücül olduğunu ifade eder. Bu kullanım, özellikle kasıtlı olarak zarar verme, acımasızca davranma veya kötülük yapma anlamını taşır. Genellikle karakteri veya niyetleri kınarken kullanılır ve 'evil' (şeytani) kelimesine yakın, ancak bazen daha günlük bir tonda olabilir. Kötülük yapmaktan zevk alan, vicdansız veya ahlaksız kişileri tanımlamak için yaygındır.

Örnek

  • The wicked queen poisoned the apple to harm Snow White.

    Ahlaksız kraliçe, Pamuk Prenses'e zarar vermek için elmayı zehirledi.

  • He was known in the village as a wicked man who cheated everyone.

    Köyde herkesi dolandıran kötü bir adam olarak tanınıyordu.

  • It was a wicked plan to steal from the poor and needy.

    Fakir ve muhtaçlardan çalmak ahlaksızca bir plandı.

  • She felt guilty for her wicked thoughts about her rival.

    Rakibi hakkındaki kötü düşüncelerinden dolayı suçlu hissetti.

  • The story warns children about the consequences of wicked behavior.

    Hikaye, çocukları kötü davranışların sonuçları hakkında uyarır.

  • His wicked smile revealed his cruel intentions.

    Onun kötücül gülümsemesi, acımasız niyetlerini ortaya çıkardı.

  • They were punished for their wicked deeds against the innocent.

    Masumlara karşı işledikleri kötü eylemlerden dolayı cezalandırıldılar.

  • A truly wicked person feels no remorse for causing pain.

    Gerçekten ahlaksız bir insan, acıya neden olduğu için pişmanlık duymaz.

  • The dictator's wicked regime oppressed the people for decades.

    Diktatörün kötücül rejimi, on yıllar boyunca halkı ezdi.

  • In the fairy tale, the wicked witch casts spells on the heroes.

    Masalda, kötü cadı kahramanlara büyüler yapar.

Eş anlamlılar

kötü niyetli
kötücül
zalim

Diğer anlamlar

  • B1
    ahlaksız, kötü(bu sayfa)
  • C1
    müthiş, harika (gayriresmi)Bu anlama git

İlgili kelimeler

aware

farkında

Sıfatlar

Bir şeyin veya bir durumun bilincinde olma, haberdar olma durumu. Bir olay, gerçek veya duygu hakkında bilgi sahibi olmak anlamına gelir.

minor

küçük, ikincil, azınlık

Sıfatlar

Bir şeyin daha az önemli, daha az büyük veya daha az ciddi olduğunu ifade eder. Birincil olana kıyasla ikincil konumda olan, önemsiz veya hafif. Ayrıca, yasal olarak reşit olmayan kişi (küçük) veya nü…

absolute

mutlak, kesin

Sıfatlar

Bir şeyin koşulsuz, sınırsız, tartışmasız veya tam anlamıyla var olduğunu ifade eder. Hiçbir şarta bağlı olmayan, nihai, tam ve eksiksiz olan şeyleri niteler. Felsefe, matematik ve günlük dilde yaygın…

actual

gerçek, fiili

Sıfatlar

Bir şeyin görünen, varsayılan veya planlanan durumunun aksine, somut, mevcut ve doğrulanabilir olan halini ifade eder. 'Actual' kelimesi, gerçekleşmiş, var olan veya ölçülebilir olanı vurgular ve gene…

ashamed

utanmış

Sıfatlar

Bir eylem, durum veya kişiyle ilişkilendirilmekten dolayı suçluluk, mahcubiyet veya onursuzluk duygusu hissetmek. Genellikle yapılan veya yapılamayan bir şeyden, birinin davranışından veya bir durumda…

certain

kesin, belirli

Sıfatlar

Şüphe veya değişiklik kabul etmeyen, mutlak olan; özel olarak tanımlanmış veya belirlenmiş olan; güvenilir, emin.

definite

kesin, belirli

Sıfatlar

Şüpheye yer bırakmayacak kadar açık ve net olan; tam olarak tanımlanmış veya sınırları çizilmiş; kuşku veya belirsizlik içermeyen. Bir şeyin varlığı, doğası veya özellikleri konusunda netlik ifade ede…

exact

tam, kesin

Sıfatlar

Bir şeyin tam olarak doğru, hatasız, birebir uygun veya belirli bir şeyle aynı olduğunu ifade eder. Bir miktar, ölçü, zaman veya tanımın hiçbir sapma olmadan doğruluğunu vurgular.

fortunate

şanslı

Sıfatlar

İyi şansa sahip olan, talihi yaver giden, olumlu bir durum veya sonuçla karşılaşan kişi veya durumu ifade eder. Genellikle beklenmedik veya arzu edilen bir iyilikten yararlanma durumunu belirtmek için…

general

genel

Sıfatlar

Belirli bir şeye veya kişiye özgü olmayan, bütünü veya çoğunluğu kapsayan, yaygın, ortak olan. Ayrıca, askeri rütbelerde kullanılan bir unvanı da ifade edebilir.