warn

//wɔːrn//

Fiiller
B1

Çeviri

uyarmak

Tanım

Warn, bir tehlike, sorun veya olumsuz bir durum hakkında önceden bilgi vererek dikkatli olması için birini bilgilendirmek anlamına gelir. Bu fiil, genellikle iyi niyetle yapılan ve karşı tarafı korumayı amaçlayan bir eylemdir. Resmi uyarılardan günlük konuşmalardaki samimi ikazlara kadar çeşitli bağlamlarda kullanılır. 'Warn someone about something' (birini bir şey hakkında uyarmak) veya 'warn someone not to do something' (birini bir şeyi yapmaması konusunda uyarmak) gibi yaygın kalıplarla ifade edilir. Bu kelimenin 'ihbar etmek' gibi farklı bir anlamı da bulunabilir, ancak temel ve en yaygın kullanımı 'uyarmak'tır.

Örnek

  • I must warn you that the road ahead is very icy.

    Önümüzdeki yolun buzlu olduğu konusunda sizi uyarmalıyım.

  • The weather service warned residents about the approaching storm.

    Meteoroloji servisi, yaklaşan fırtına konusunda sakinleri uyardı.

  • She warned her brother not to touch the hot stove.

    Kardeşini sıcak sobaya dokunmaması konusunda uyardı.

  • The doctor warned him about the risks of smoking.

    Doktor onu sigara içmenin riskleri hakkında uyardı.

  • Signs warn visitors not to feed the animals in the zoo.

    Tabelalar, hayvanat bahçesindeki hayvanları beslememeleri konusunda ziyaretçileri uyarır.

  • He didn't listen when I warned him about that unreliable person.

    O güvenilmez kişi hakkında onu uyardığımda dinlemedi.

  • The teacher warned the class that the test would be difficult.

    Öğretmen, sınıfa sınavın zor olacağını söyleyerek uyardı.

  • My mother always warns me to drive carefully in the rain.

    Annem her zaman yağmurda dikkatli araba kullanmam konusunda beni uyarır.

  • The system will warn you if the battery level is too low.

    Pil seviyesi çok düşükse sistem sizi uyaracaktır.

  • They were warned of possible delays due to construction.

    İnşaat nedeniyle olası gecikmeler konusunda uyarıldılar.

Eş anlamlılar

ikaz etmek
haberdar etmek
uyarıda bulunmak

İlgili kelimeler

bear

taşımak, katlanmak

Fiiller
Animals

Bear fiili, bir şeyi fiziksel olarak taşımak veya bir duruma, acıya, zorluğa katlanmak anlamına gelir. Bu kullanımda genellikle bir yükü, sorumluluğu veya olumsuz bir durumu üstlenmeyi ifade eder. Örn…

coat

kaplamak

Fiiller
Clothes

Coat fiili, bir yüzeyi ince bir tabaka ile örtmek veya kaplamak anlamına gelir. Genellikle boya, vernik, şeker veya çikolata gibi malzemelerle bir nesnenin dış yüzeyini tamamen veya kısmen kaplamak iç…

sock

yumruk atmak

Fiiller
Clothes

"Sock" fiili, birine yumrukla vurmak anlamına gelir. Genellikle ani, sert ve beklenmedik bir yumruk atma eylemini ifade eder. Günlük konuşma dilinde kullanılır ve fiziksel bir saldırıyı betimler.

wear

aşınmak, yıpranmak

Fiiller
Clothes

Wear, bir nesnenin veya malzemenin sürekli kullanım, sürtünme veya zamanla bozulması, incelmesi veya hasar görmesi anlamına gelen bir fiildir. Genellikle kıyafetler, ayakkabılar, mobilyalar veya makin…

drive

dürtü, güdü

İsimler
Transport

Drive, bir kişiyi belirli bir hedefe yönlendiren güçlü içsel dürtü veya güdüdür. Bu terim genellikle bir başarıya ulaşma, bir ihtiyacı karşılama veya bir amacı gerçekleştirme arzusunu ifade eder. Psik…

fly

uçmak

Fiiller
Transport

Fly fiili, bir uçak veya benzeri bir hava aracıyla seyahat etmek anlamına gelir. Genellikle yolcuların bir yerden başka bir yere hava yoluyla gitmesini ifade eder. Bu kullanımda, kişi uçağı kullanmaz,…

ride

araba gezintisi

İsimler
Transport

Ride kelimesi, bir araçla (genellikle araba) yapılan kısa veya eğlence amaçlı yolculuğu ifade eder. Günlük konuşmalarda sıkça kullanılan bu anlam, birinin sizi bir yere götürmesi veya birlikte keyifli…

run

koşu

İsimler
Transport

Run, bir spor veya egzersiz olarak yapılan, ayakların hızla yer değiştirmesiyle gerçekleştirilen koşma eylemidir. Bu isim anlamı, genellikle belirli bir mesafeyi veya süreyi kapsayan, planlı veya keyf…

catch

duymak, anlamak

Fiiller
Sports and leisure

Catch fiili, bir konuşma veya sesi duyup anlamak için kullanılır, özellikle dikkatlice dinlemeyi veya bir mesajı net bir şekilde algılamayı ifade eder. Genellikle günlük konuşmalarda birinin söylediği…

throw

şaşırtmak, afallatmak

Fiiller
Sports and leisure

Throw fiili, birini şaşırtmak, afallatmak veya hazırlıksız yakalamak anlamında kullanılır. Genellikle beklenmedik bir olay, söz veya durum karşısında kişinin kafasının karışmasını veya ne yapacağını b…