spring

//sprɪŋ//

Çeviri

sıçramak, fırlamak

Tanım

Spring, bir yerden hızla ve aniden yukarı veya ileri doğru hareket etmek anlamına gelen bir fiildir. Genellikle bir yay gibi esnek bir hareketi veya beklenmedik bir çıkışı ifade eder. Bu kullanımda, kişi veya nesne bir noktadan hızla ayrılır veya yükselir. Örneğin, bir kedinin yere çömelip ardından havaya sıçraması veya bir kişinin sandalyeden aniden fırlaması bu anlama girer. Günlük hayatta, heyecan, korku veya ani bir tepki sonucu yapılan hareketleri tanımlamak için sıkça kullanılır.

Örnek

  • The cat sprang onto the table when it saw the mouse.

    Kedi, fareyi görünce masanın üzerine sıçradı.

  • He sprang out of bed as soon as the alarm clock rang.

    Çalar saat çalar çalmaz yataktan fırladı.

  • The deer sprang over the fence and disappeared into the forest.

    Geyik çitin üzerinden sıçrayıp ormanda kayboldu.

  • She sprang to her feet when she heard the good news.

    İyi haberi duyunca ayağa fırladı.

  • The children sprang into the pool with excitement.

    Çocuklar heyecanla havuza atladı.

  • A rabbit sprang from the bushes, startling the hikers.

    Bir tavşan çalıların arasından fırlayarak yürüyüşçüleri korkuttu.

  • He sprang forward to catch the falling vase.

    Düşen vazoyu yakalamak için öne fırladı.

  • The dog sprang at the thief, barking loudly.

    Köpek, yüksek sesle havlayarak hırsıza doğru atıldı.

  • She sprang up from her chair to greet her old friend.

    Eski arkadaşını selamlamak için sandalyesinden fırladı.

  • The athlete sprang off the starting block as the gun fired.

    Sporcu, silah patlayınca çıkış bloğundan fırladı.

Eş anlamlılar

atlamak
sekmek
fırlamak

Diğer anlamlar

İlgili kelimeler

bear

taşımak, katlanmak

Fiiller
Animals

Bear fiili, bir şeyi fiziksel olarak taşımak veya bir duruma, acıya, zorluğa katlanmak anlamına gelir. Bu kullanımda genellikle bir yükü, sorumluluğu veya olumsuz bir durumu üstlenmeyi ifade eder. Örn…

coat

kaplamak

Fiiller
Clothes

Coat fiili, bir yüzeyi ince bir tabaka ile örtmek veya kaplamak anlamına gelir. Genellikle boya, vernik, şeker veya çikolata gibi malzemelerle bir nesnenin dış yüzeyini tamamen veya kısmen kaplamak iç…

sock

yumruk atmak

Fiiller
Clothes

"Sock" fiili, birine yumrukla vurmak anlamına gelir. Genellikle ani, sert ve beklenmedik bir yumruk atma eylemini ifade eder. Günlük konuşma dilinde kullanılır ve fiziksel bir saldırıyı betimler.

wear

aşınmak, yıpranmak

Fiiller
Clothes

Wear, bir nesnenin veya malzemenin sürekli kullanım, sürtünme veya zamanla bozulması, incelmesi veya hasar görmesi anlamına gelen bir fiildir. Genellikle kıyafetler, ayakkabılar, mobilyalar veya makin…

drive

dürtü, güdü

İsimler
Transport

Drive, bir kişiyi belirli bir hedefe yönlendiren güçlü içsel dürtü veya güdüdür. Bu terim genellikle bir başarıya ulaşma, bir ihtiyacı karşılama veya bir amacı gerçekleştirme arzusunu ifade eder. Psik…

fly

uçmak

Fiiller
Transport

Fly fiili, bir uçak veya benzeri bir hava aracıyla seyahat etmek anlamına gelir. Genellikle yolcuların bir yerden başka bir yere hava yoluyla gitmesini ifade eder. Bu kullanımda, kişi uçağı kullanmaz,…

ride

araba gezintisi

İsimler
Transport

Ride kelimesi, bir araçla (genellikle araba) yapılan kısa veya eğlence amaçlı yolculuğu ifade eder. Günlük konuşmalarda sıkça kullanılan bu anlam, birinin sizi bir yere götürmesi veya birlikte keyifli…

run

koşu

İsimler
Transport

Run, bir spor veya egzersiz olarak yapılan, ayakların hızla yer değiştirmesiyle gerçekleştirilen koşma eylemidir. Bu isim anlamı, genellikle belirli bir mesafeyi veya süreyi kapsayan, planlı veya keyf…

catch

duymak, anlamak

Fiiller
Sports and leisure

Catch fiili, bir konuşma veya sesi duyup anlamak için kullanılır, özellikle dikkatlice dinlemeyi veya bir mesajı net bir şekilde algılamayı ifade eder. Genellikle günlük konuşmalarda birinin söylediği…

throw

şaşırtmak, afallatmak

Fiiller
Sports and leisure

Throw fiili, birini şaşırtmak, afallatmak veya hazırlıksız yakalamak anlamında kullanılır. Genellikle beklenmedik bir olay, söz veya durum karşısında kişinin kafasının karışmasını veya ne yapacağını b…