splash

//splæʃ//

Fiiller
B1

Çeviri

sıçramak, sıçratmak, sıçrama

Tanım

Splash, bir sıvının (genellikle su) ani, düzensiz bir şekilde dağılması veya bir cismin sıvıya çarparak bu dağılmaya neden olması eylemidir. Bu kelime hem fiil (sıçramak/sıçratmak) hem de isim (sıçrama, su sesi) olarak kullanılır. Günlük hayatta bir havuza atlamak, bir bardağa su dökmek veya yağmurun yere düşmesi gibi durumları betimlerken sıkça tercih edilir. Ayrıca mecazi anlamda dikkat çekmek veya bir etkinliğe canlılık katmak için de kullanılabilir (örneğin, 'splash out' ifadesi).

Örnek

  • The kids love to splash in the puddles after the rain.

    Çocuklar yağmurdan sonra su birikintilerinde sıçramayı çok sever.

  • She accidentally splashed water on her shirt while washing the dishes.

    Bulaşıkları yıkarken yanlışlıkla gömleğine su sıçrattı.

  • A big fish splashed near the boat, startling everyone.

    Büyük bir balık teknenin yanında sıçrayarak herkesi korkuttu.

  • He made a huge splash when he jumped into the pool.

    Havuza atladığında büyük bir su sıçraması yaptı.

  • The mud splashed onto my jeans as the car drove through the puddle.

    Araba su birikintisinden geçerken çamur kot pantolonuma sıçradı.

  • I heard a splash and knew someone had fallen into the river.

    Bir sıçrama sesi duydum ve birinin nehre düştüğünü anladım.

  • The chef splashed olive oil into the pan before adding the garlic.

    Aşçı, sarımsağı eklemeden önce tavaya zeytinyağı sıçrattı.

  • The children splashed each other with water guns all afternoon.

    Çocuklar bütün öğleden sonra birbirlerine su tabancalarıyla su sıçrattılar.

  • A single splash of red paint transformed the entire canvas.

    Tek bir kırmızı boya sıçraması tüm tuvali dönüştürdü.

  • The new movie made a splash at the box office, earning millions in its first week.

    Yeni film gişede büyük yankı uyandırdı ve ilk haftasında milyonlar kazandı.

Eş anlamlılar

sıçratmak
dağıtmak
fışkırtmak
sıçrama sesi

İlgili kelimeler

bear

taşımak, katlanmak

Fiiller
Animals

Bear fiili, bir şeyi fiziksel olarak taşımak veya bir duruma, acıya, zorluğa katlanmak anlamına gelir. Bu kullanımda genellikle bir yükü, sorumluluğu veya olumsuz bir durumu üstlenmeyi ifade eder. Örn…

coat

kaplamak

Fiiller
Clothes

Coat fiili, bir yüzeyi ince bir tabaka ile örtmek veya kaplamak anlamına gelir. Genellikle boya, vernik, şeker veya çikolata gibi malzemelerle bir nesnenin dış yüzeyini tamamen veya kısmen kaplamak iç…

sock

yumruk atmak

Fiiller
Clothes

"Sock" fiili, birine yumrukla vurmak anlamına gelir. Genellikle ani, sert ve beklenmedik bir yumruk atma eylemini ifade eder. Günlük konuşma dilinde kullanılır ve fiziksel bir saldırıyı betimler.

wear

aşınmak, yıpranmak

Fiiller
Clothes

Wear, bir nesnenin veya malzemenin sürekli kullanım, sürtünme veya zamanla bozulması, incelmesi veya hasar görmesi anlamına gelen bir fiildir. Genellikle kıyafetler, ayakkabılar, mobilyalar veya makin…

drive

dürtü, güdü

İsimler
Transport

Drive, bir kişiyi belirli bir hedefe yönlendiren güçlü içsel dürtü veya güdüdür. Bu terim genellikle bir başarıya ulaşma, bir ihtiyacı karşılama veya bir amacı gerçekleştirme arzusunu ifade eder. Psik…

fly

uçmak

Fiiller
Transport

Fly fiili, bir uçak veya benzeri bir hava aracıyla seyahat etmek anlamına gelir. Genellikle yolcuların bir yerden başka bir yere hava yoluyla gitmesini ifade eder. Bu kullanımda, kişi uçağı kullanmaz,…

ride

araba gezintisi

İsimler
Transport

Ride kelimesi, bir araçla (genellikle araba) yapılan kısa veya eğlence amaçlı yolculuğu ifade eder. Günlük konuşmalarda sıkça kullanılan bu anlam, birinin sizi bir yere götürmesi veya birlikte keyifli…

run

koşu

İsimler
Transport

Run, bir spor veya egzersiz olarak yapılan, ayakların hızla yer değiştirmesiyle gerçekleştirilen koşma eylemidir. Bu isim anlamı, genellikle belirli bir mesafeyi veya süreyi kapsayan, planlı veya keyf…

catch

duymak, anlamak

Fiiller
Sports and leisure

Catch fiili, bir konuşma veya sesi duyup anlamak için kullanılır, özellikle dikkatlice dinlemeyi veya bir mesajı net bir şekilde algılamayı ifade eder. Genellikle günlük konuşmalarda birinin söylediği…

throw

şaşırtmak, afallatmak

Fiiller
Sports and leisure

Throw fiili, birini şaşırtmak, afallatmak veya hazırlıksız yakalamak anlamında kullanılır. Genellikle beklenmedik bir olay, söz veya durum karşısında kişinin kafasının karışmasını veya ne yapacağını b…