slam
//slæm//
Çeviri
çarpmak, vurmak, şiddetle kapatmak
Tanım
Slam, bir şeyi büyük bir güçle ve genellikle yüksek ses çıkararak kapatmak, çarpmak veya fırlatmak anlamına gelen bir fiildir. Genellikle kapı, pencere gibi nesnelerin sertçe kapatılması veya bir cismin bir yüzeye hızla çarpması durumlarında kullanılır. Ayrıca mecazi anlamda, birini veya bir şeyi sert bir şekilde eleştirmek için de kullanılabilir. Bu kelime, hem fiziksel hem de mecazi bağlamlarda yaygındır ve günlük konuşmalarda sıkça karşımıza çıkar. Örneğin, bir kapıyı sinirle kapatmak veya bir sporcunun topu potaya sertçe vurması gibi durumları ifade eder. Kullanımı genellikle ani ve güçlü bir eylemi vurgular.
Örnek
“He slammed the door in anger.”
Öfkeyle kapıyı çarptı.
“The car slammed into the tree.”
Araba ağaca çarptı.
“She slammed the book shut after reading the last page.”
Son sayfayı okuduktan sonra kitabı şiddetle kapattı.
“The critic slammed the movie for its poor plot.”
Eleştirmen, filmin zayıf konusu nedeniyle onu sert bir şekilde eleştirdi.
“He slammed the ball into the net for a goal.”
Topu şiddetle kaleye vurarak gol attı.
“Don't slam the phone down when you're angry.”
Kızgın olduğunda telefonu sertçe kapatma.
“The wind slammed the window shut.”
Rüzgar pencereyi çarparak kapattı.
“She slammed her fist on the table to make a point.”
Bir noktayı vurgulamak için yumruğunu masaya vurdu.
“The player slammed the opponent to the ground.”
Oyuncu rakibini yere çarptı.
“He slammed the brakes to avoid the accident.”
Kazayı önlemek için frene sertçe bastı.
Eş anlamlılar