signal
//ˈsɪɡnəl//
Çeviri
sinyal
Tanım
Sinyal, elektronik veya telekomünikasyon sistemlerinde bilgi taşıyan, genellikle elektriksel veya elektromanyetik bir işarettir. Bu işaretler ses, görüntü, veri veya kontrol komutlarını iletmek için kullanılır. Sinyaller analog (sürekli) veya dijital (kesikli) formda olabilir ve gücü, frekansı veya fazı gibi özellikleriyle modüle edilerek bilgi kodlanır. Radyo, televizyon, cep telefonu, Wi-Fi ve uydu iletişimi gibi modern teknolojilerin temelini oluşturur. Zayıf bir sinyal bağlantı kalitesini düşürürken, güçlü ve temiz bir sinyal verimli iletişim sağlar.
Örnek
“The Wi-Fi signal is very weak in the basement.”
Wi-Fi sinyali bodrum katında çok zayıf.
“The television lost the satellite signal during the storm.”
Televizyon fırtına sırasında uydu sinyalini kaybetti.
“My phone cannot make calls because there is no signal.”
Telefonum sinyal olmadığı için arama yapamıyor.
“The radio station broadcasts its signal on 98.5 FM.”
Radyo istasyonu sinyalini 98.5 FM'de yayınlıyor.
“The technician amplified the weak signal from the antenna.”
Teknisyen, anten gelen zayıf sinyali güçlendirdi.
“A digital signal is less prone to interference than an analog one.”
Dijital bir sinyal, analog bir sinyale göre parazite daha az eğilimlidir.
“The remote control sends an infrared signal to the device.”
Uzaktan kumanda, cihaza kızılötesi bir sinyal gönderir.
“We need a stronger signal booster for better internet in the countryside.”
Kırsalda daha iyi internet için daha güçlü bir sinyal güçlendiriciye ihtiyacımız var.
“The GPS receiver needs a clear signal from at least four satellites.”
GPS alıcısının en az dört uydudan net bir sinyale ihtiyacı vardır.
“The audio cable carries the electrical signal from the player to the speakers.”
Ses kablosu, oynatıcıdan hoparlörlere elektrik sinyalini taşır.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- A2işaret, sinyal (görsel/duyusal)Bu anlama git
- B1sinyal (elektronik/iletişim)(bu sayfa)
- B2fiil: işaret etmek, belirtmekBu anlama git