sigh
//saɪ//
Çeviri
iç çekmek
Tanım
Sigh, genellikle derin bir nefes alıp verme şeklinde yapılan, duygusal bir tepkiyi ifade eden bir fiildir. Bu eylem, hayal kırıklığı, yorgunluk, rahatlama, üzüntü veya özlem gibi çeşitli duygulardan kaynaklanabilir. Günlük konuşmalarda ve yazılı anlatımlarda sıkça kullanılır; bir kişinin içsel durumunu sessizce ifade etmesinin yaygın bir yoludur. Örneğin, zor bir günün ardından bir sandalyeye oturup iç çekmek rahatlamayı, kötü bir haber duyduktan sonra iç çekmek ise üzüntüyü gösterebilir.
Örnek
“She let out a long sigh after finishing the difficult exam.”
Zor sınavı bitirdikten sonra uzun bir iç çekti.
“He sighed with relief when he heard the good news.”
İyi haberi duyunca rahatlayarak iç çekti.
“The old man sighed as he looked at the old photograph.”
Yaşlı adam eski fotoğrafa bakarken iç çekti.
“Don't sigh like that; it makes me feel guilty.”
Öyle iç çekme; bu beni suçlu hissettiriyor.
“She sighed deeply before starting her apology.”
Özrüne başlamadan önce derin bir iç çekti.
“The teacher sighed when she saw the messy homework.”
Öğretmen dağınık ödevi görünce iç çekti.
“He sighed and shook his head in disappointment.”
İç çekti ve hayal kırıklığıyla başını salladı.
“The wind sighed through the trees on the quiet evening.”
Rüzgar sessiz akşamda ağaçların arasından iç çekti.
“I heard a soft sigh from the other side of the room.”
Odanın diğer tarafından yumuşak bir iç çekiş duydum.
“She sighed with contentment as she sipped her tea.”
Çayını yudumlarken memnuniyetle iç çekti.
Eş anlamlılar