shrug

//ʃrʌɡ//

Fiiller
B1

Çeviri

omuz silkmek

Tanım

Shrug, genellikle bilgisizlik, ilgisizlik veya umursamazlık ifade etmek için omuzları yukarı kaldırma hareketidir. Bu hareket, bir soruya cevap vermek istememe, bir durum hakkında fikrinin olmaması veya bir şeyi önemsememe gibi durumlarda kullanılır. Hem fiil olarak (omuz silkmek) hem de isim olarak (omuz silkme hareketi) kullanılabilir. Günlük konuşmalarda sıkça rastlanan bu ifade, sözsüz iletişimin önemli bir parçasıdır.

Örnek

  • When I asked him where he put the keys, he just shrugged.

    Ona anahtarları nereye koyduğunu sorduğumda, sadece omuzlarını silkti.

  • She shrugged off the criticism and continued with her work.

    Eleştirileri umursamayarak omuz silkti ve çalışmasına devam etti.

  • He gave a shrug as if to say he didn't care.

    Sanki umursamadığını söylemek ister gibi omuz silkti.

  • I shrugged my shoulders when the teacher asked me the answer.

    Öğretmen bana cevabı sorduğunda omuzlarımı silktim.

  • With a shrug, she walked away from the argument.

    Omuz silkerek tartışmadan uzaklaştı.

  • He shrugged his shoulders and said, 'I don't know.'

    Omuzlarını silkti ve 'Bilmiyorum' dedi.

  • The boy shrugged when his mother asked why he was late.

    Annesi neden geç kaldığını sorduğunda çocuk omuz silkti.

  • She shrugged at the news, showing no emotion.

    Haber karşısında omuz silkti, hiçbir duygu göstermedi.

  • He shrugged off the pain and kept running.

    Acıyı önemsemeyerek omuz silkti ve koşmaya devam etti.

  • A shrug is sometimes the best answer to a silly question.

    Omuz silkme bazen aptalca bir soruya en iyi cevaptır.

Eş anlamlılar

omuz kaldırmak
aldırmamak
umursamamak
kayıtsız kalmak

İlgili kelimeler

bear

taşımak, katlanmak

Fiiller
Animals

Bear fiili, bir şeyi fiziksel olarak taşımak veya bir duruma, acıya, zorluğa katlanmak anlamına gelir. Bu kullanımda genellikle bir yükü, sorumluluğu veya olumsuz bir durumu üstlenmeyi ifade eder. Örn…

coat

kaplamak

Fiiller
Clothes

Coat fiili, bir yüzeyi ince bir tabaka ile örtmek veya kaplamak anlamına gelir. Genellikle boya, vernik, şeker veya çikolata gibi malzemelerle bir nesnenin dış yüzeyini tamamen veya kısmen kaplamak iç…

sock

yumruk atmak

Fiiller
Clothes

"Sock" fiili, birine yumrukla vurmak anlamına gelir. Genellikle ani, sert ve beklenmedik bir yumruk atma eylemini ifade eder. Günlük konuşma dilinde kullanılır ve fiziksel bir saldırıyı betimler.

wear

aşınmak, yıpranmak

Fiiller
Clothes

Wear, bir nesnenin veya malzemenin sürekli kullanım, sürtünme veya zamanla bozulması, incelmesi veya hasar görmesi anlamına gelen bir fiildir. Genellikle kıyafetler, ayakkabılar, mobilyalar veya makin…

drive

dürtü, güdü

İsimler
Transport

Drive, bir kişiyi belirli bir hedefe yönlendiren güçlü içsel dürtü veya güdüdür. Bu terim genellikle bir başarıya ulaşma, bir ihtiyacı karşılama veya bir amacı gerçekleştirme arzusunu ifade eder. Psik…

fly

uçmak

Fiiller
Transport

Fly fiili, bir uçak veya benzeri bir hava aracıyla seyahat etmek anlamına gelir. Genellikle yolcuların bir yerden başka bir yere hava yoluyla gitmesini ifade eder. Bu kullanımda, kişi uçağı kullanmaz,…

ride

araba gezintisi

İsimler
Transport

Ride kelimesi, bir araçla (genellikle araba) yapılan kısa veya eğlence amaçlı yolculuğu ifade eder. Günlük konuşmalarda sıkça kullanılan bu anlam, birinin sizi bir yere götürmesi veya birlikte keyifli…

run

koşu

İsimler
Transport

Run, bir spor veya egzersiz olarak yapılan, ayakların hızla yer değiştirmesiyle gerçekleştirilen koşma eylemidir. Bu isim anlamı, genellikle belirli bir mesafeyi veya süreyi kapsayan, planlı veya keyf…

catch

duymak, anlamak

Fiiller
Sports and leisure

Catch fiili, bir konuşma veya sesi duyup anlamak için kullanılır, özellikle dikkatlice dinlemeyi veya bir mesajı net bir şekilde algılamayı ifade eder. Genellikle günlük konuşmalarda birinin söylediği…

throw

şaşırtmak, afallatmak

Fiiller
Sports and leisure

Throw fiili, birini şaşırtmak, afallatmak veya hazırlıksız yakalamak anlamında kullanılır. Genellikle beklenmedik bir olay, söz veya durum karşısında kişinin kafasının karışmasını veya ne yapacağını b…