sharp
//ʃɑːrp//
Çeviri
keskin
Tanım
Sharp, bir şeyin yönünde, yoğunluğunda veya şiddetinde ani ve belirgin bir değişimi ifade eder. Bu anlamıyla, genellikle bir dönüşün hızlı ve dar açılı olmasını veya bir ağrının ani ve şiddetli bir şekilde hissedilmesini tanımlamak için kullanılır. Keskin bir dönüş, yolun aniden yön değiştirdiğini; keskin bir ağrı ise, bıçak saplanır gibi ani ve yoğun bir acıyı anlatır. Bu kullanım, fiziksel hareketlerin ve duyumların niteliğini vurgular.
Örnek
“The driver made a sharp turn to avoid the fallen tree.”
Sürücü, devrilmiş ağaçtan kaçınmak için keskin bir dönüş yaptı.
“I felt a sharp pain in my side while running.”
Koşarken böğrümde keskin bir ağrı hissettim.
“The road has a sharp bend just after the bridge.”
Yolun, köprünün hemen ardından keskin bir virajı var.
“She let out a sharp cry when she stubbed her toe.”
Ayak parmağını çarpınca keskin bir çığlık attı.
“There was a sharp drop in temperature overnight.”
Bir gecede sıcaklıkta keskin bir düşüş oldu.
“He took a sharp left into the narrow alley.”
Dar sokağa keskin bir sol dönüş yaptı.
“A sharp gust of wind nearly blew my hat off.”
Keskin bir rüzgar esintisi neredeyse şapkamı uçuruyordu.
“The mountain trail is full of sharp curves.”
Dağ patikası keskin virajlarla dolu.
“I get a sharp headache whenever I'm stressed.”
Stres olduğumda her zaman keskin bir baş ağrısı oluyor.
“The car's sharp maneuver surprised everyone on the road.”
Aracın keskin manevrası yoldaki herkesi şaşırttı.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- A2keskin (bıçak)Bu anlama git
- B1ani, keskin (dönüş, ağrı)(bu sayfa)
- B1zeki, keskin (zihin)Bu anlama git
- B2müzik: diyezBu anlama git