sharp

//ʃɑːrp//

Sıfatlar
B1

Çeviri

keskin

Tanım

Sharp, bir şeyin yönünde, yoğunluğunda veya şiddetinde ani ve belirgin bir değişimi ifade eder. Bu anlamıyla, genellikle bir dönüşün hızlı ve dar açılı olmasını veya bir ağrının ani ve şiddetli bir şekilde hissedilmesini tanımlamak için kullanılır. Keskin bir dönüş, yolun aniden yön değiştirdiğini; keskin bir ağrı ise, bıçak saplanır gibi ani ve yoğun bir acıyı anlatır. Bu kullanım, fiziksel hareketlerin ve duyumların niteliğini vurgular.

Örnek

  • The driver made a sharp turn to avoid the fallen tree.

    Sürücü, devrilmiş ağaçtan kaçınmak için keskin bir dönüş yaptı.

  • I felt a sharp pain in my side while running.

    Koşarken böğrümde keskin bir ağrı hissettim.

  • The road has a sharp bend just after the bridge.

    Yolun, köprünün hemen ardından keskin bir virajı var.

  • She let out a sharp cry when she stubbed her toe.

    Ayak parmağını çarpınca keskin bir çığlık attı.

  • There was a sharp drop in temperature overnight.

    Bir gecede sıcaklıkta keskin bir düşüş oldu.

  • He took a sharp left into the narrow alley.

    Dar sokağa keskin bir sol dönüş yaptı.

  • A sharp gust of wind nearly blew my hat off.

    Keskin bir rüzgar esintisi neredeyse şapkamı uçuruyordu.

  • The mountain trail is full of sharp curves.

    Dağ patikası keskin virajlarla dolu.

  • I get a sharp headache whenever I'm stressed.

    Stres olduğumda her zaman keskin bir baş ağrısı oluyor.

  • The car's sharp maneuver surprised everyone on the road.

    Aracın keskin manevrası yoldaki herkesi şaşırttı.

Eş anlamlılar

ani
sert
dik

Diğer anlamlar

İlgili kelimeler

aware

farkında

Sıfatlar

Bir şeyin veya bir durumun bilincinde olma, haberdar olma durumu. Bir olay, gerçek veya duygu hakkında bilgi sahibi olmak anlamına gelir.

minor

küçük, ikincil, azınlık

Sıfatlar

Bir şeyin daha az önemli, daha az büyük veya daha az ciddi olduğunu ifade eder. Birincil olana kıyasla ikincil konumda olan, önemsiz veya hafif. Ayrıca, yasal olarak reşit olmayan kişi (küçük) veya nü…

absolute

mutlak, kesin

Sıfatlar

Bir şeyin koşulsuz, sınırsız, tartışmasız veya tam anlamıyla var olduğunu ifade eder. Hiçbir şarta bağlı olmayan, nihai, tam ve eksiksiz olan şeyleri niteler. Felsefe, matematik ve günlük dilde yaygın…

actual

gerçek, fiili

Sıfatlar

Bir şeyin görünen, varsayılan veya planlanan durumunun aksine, somut, mevcut ve doğrulanabilir olan halini ifade eder. 'Actual' kelimesi, gerçekleşmiş, var olan veya ölçülebilir olanı vurgular ve gene…

ashamed

utanmış

Sıfatlar

Bir eylem, durum veya kişiyle ilişkilendirilmekten dolayı suçluluk, mahcubiyet veya onursuzluk duygusu hissetmek. Genellikle yapılan veya yapılamayan bir şeyden, birinin davranışından veya bir durumda…

certain

kesin, belirli

Sıfatlar

Şüphe veya değişiklik kabul etmeyen, mutlak olan; özel olarak tanımlanmış veya belirlenmiş olan; güvenilir, emin.

definite

kesin, belirli

Sıfatlar

Şüpheye yer bırakmayacak kadar açık ve net olan; tam olarak tanımlanmış veya sınırları çizilmiş; kuşku veya belirsizlik içermeyen. Bir şeyin varlığı, doğası veya özellikleri konusunda netlik ifade ede…

exact

tam, kesin

Sıfatlar

Bir şeyin tam olarak doğru, hatasız, birebir uygun veya belirli bir şeyle aynı olduğunu ifade eder. Bir miktar, ölçü, zaman veya tanımın hiçbir sapma olmadan doğruluğunu vurgular.

fortunate

şanslı

Sıfatlar

İyi şansa sahip olan, talihi yaver giden, olumlu bir durum veya sonuçla karşılaşan kişi veya durumu ifade eder. Genellikle beklenmedik veya arzu edilen bir iyilikten yararlanma durumunu belirtmek için…

general

genel

Sıfatlar

Belirli bir şeye veya kişiye özgü olmayan, bütünü veya çoğunluğu kapsayan, yaygın, ortak olan. Ayrıca, askeri rütbelerde kullanılan bir unvanı da ifade edebilir.