sharp
//ʃɑːrp//
Çeviri
keskin
Tanım
Sharp, bir nesnenin kenarının veya ucunun ince ve sivri olduğunu, kolayca kesebileceğini veya delip geçebileceğini belirtir. Bu anlam, özellikle bıçak, makas, bıçkı gibi kesici aletlerin durumunu tanımlamak için kullanılır. Keskin bir alet, kullanımı etkili ve genellikle daha güvenli kılar, çünkü kör bir alete göre daha az kuvvet gerektirir ve daha temiz bir kesim sağlar. Günlük konuşmada ve yazıda yaygın olarak karşılaşılan temel bir sıfattır.
Örnek
“Be careful with that knife; it's very sharp.”
O bıçakla dikkatli ol; çok keskin.
“I need to sharpen these scissors because they are not sharp anymore.”
Bu makasları bilemem gerekiyor çünkü artık keskin değiller.
“The chef uses a sharp blade to slice the vegetables thinly.”
Şef, sebzeleri ince dilimlemek için keskin bir bıçak kullanır.
“This pencil has a sharp point, perfect for drawing details.”
Bu kalemin keskin bir ucu var, detay çizmek için mükemmel.
“The broken glass had sharp edges that could cut your hand.”
Kırık camın, elini kesebilecek keskin kenarları vardı.
“A sharp axe is essential for chopping wood efficiently.”
Odun kesmek için verimli çalışmak amacıyla keskin bir balta gereklidir.
“My new kitchen knives are incredibly sharp and make cooking easier.”
Yeni mutfak bıçaklarım inanılmaz derecede keskin ve yemek yapmayı kolaylaştırıyor.
“The cat's claws are naturally sharp for hunting.”
Kedinin pençeleri avlanmak için doğal olarak keskindir.
“He used a sharp tool to cut the rope quickly.”
İpi hızlıca kesmek için keskin bir alet kullandı.
“Always keep sharp objects out of reach of children.”
Keskin nesneleri her zaman çocukların ulaşamayacağı yerlerde tutun.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- A2keskin (bıçak)(bu sayfa)
- B1ani, keskin (dönüş, ağrı)Bu anlama git
- B1zeki, keskin (zihin)Bu anlama git
- B2müzik: diyezBu anlama git