refuse

//rɪˈfjuːz//

Fiiller
B1

Çeviri

reddetmek

Tanım

Refuse, bir teklifi, bir isteği, bir daveti veya bir şeyi yapma talebini kabul etmemek, geri çevirmek anlamına gelir. Bu fiil, bir eylemi gerçekleştirmeyi istememek veya sunulan bir şeyi almayı kabul etmemek için kullanılır. Genellikle resmi ve günlük bağlamlarda, kararlı bir şekilde 'hayır' demeyi ifade eder. Örneğin, bir iş teklifini reddetmek veya yardım teklifini geri çevirmek gibi durumlarda kullanılır.

Örnek

  • She refused the job offer because the salary was too low.

    Maaş çok düşük olduğu için iş teklifini reddetti.

  • He politely refused the invitation to the party.

    Parti davetini kibarca reddetti.

  • The company refused to comment on the ongoing investigation.

    Şirket, devam eden soruşturma hakkında yorum yapmayı reddetti.

  • I asked him to help, but he flatly refused.

    Ondan yardım istedim, ama kesin bir dille reddetti.

  • They refused our request for an extension on the deadline.

    Son teslim tarihi için uzatma talebimizi reddettiler.

  • The child refused to eat his vegetables.

    Çocuk sebzelerini yemeyi reddetti.

  • The bank refused my loan application.

    Banka, kredi başvurumu reddetti.

  • She refused to answer any more questions.

    Daha fazla soruya cevap vermeyi reddetti.

  • We offered him a ride, but he refused.

    Ona bir araba yolculuğu teklif ettik, ama reddetti.

  • The suspect refused to speak without his lawyer present.

    Şüpheli, avukatı yanında olmadan konuşmayı reddetti.

Eş anlamlılar

geri çevirmek
kabul etmemek

Diğer anlamlar

  • B1
    reddetmek (bir şeyi yapmayı veya kabul etmeyi)(bu sayfa)
  • B2
    izin vermemek, izin vermeyi reddetmekBu anlama git

İlgili kelimeler

bear

taşımak, katlanmak

Fiiller
Animals

Bear fiili, bir şeyi fiziksel olarak taşımak veya bir duruma, acıya, zorluğa katlanmak anlamına gelir. Bu kullanımda genellikle bir yükü, sorumluluğu veya olumsuz bir durumu üstlenmeyi ifade eder. Örn…

coat

kaplamak

Fiiller
Clothes

Coat fiili, bir yüzeyi ince bir tabaka ile örtmek veya kaplamak anlamına gelir. Genellikle boya, vernik, şeker veya çikolata gibi malzemelerle bir nesnenin dış yüzeyini tamamen veya kısmen kaplamak iç…

sock

yumruk atmak

Fiiller
Clothes

"Sock" fiili, birine yumrukla vurmak anlamına gelir. Genellikle ani, sert ve beklenmedik bir yumruk atma eylemini ifade eder. Günlük konuşma dilinde kullanılır ve fiziksel bir saldırıyı betimler.

wear

aşınmak, yıpranmak

Fiiller
Clothes

Wear, bir nesnenin veya malzemenin sürekli kullanım, sürtünme veya zamanla bozulması, incelmesi veya hasar görmesi anlamına gelen bir fiildir. Genellikle kıyafetler, ayakkabılar, mobilyalar veya makin…

drive

dürtü, güdü

İsimler
Transport

Drive, bir kişiyi belirli bir hedefe yönlendiren güçlü içsel dürtü veya güdüdür. Bu terim genellikle bir başarıya ulaşma, bir ihtiyacı karşılama veya bir amacı gerçekleştirme arzusunu ifade eder. Psik…

fly

uçmak

Fiiller
Transport

Fly fiili, bir uçak veya benzeri bir hava aracıyla seyahat etmek anlamına gelir. Genellikle yolcuların bir yerden başka bir yere hava yoluyla gitmesini ifade eder. Bu kullanımda, kişi uçağı kullanmaz,…

ride

araba gezintisi

İsimler
Transport

Ride kelimesi, bir araçla (genellikle araba) yapılan kısa veya eğlence amaçlı yolculuğu ifade eder. Günlük konuşmalarda sıkça kullanılan bu anlam, birinin sizi bir yere götürmesi veya birlikte keyifli…

run

koşu

İsimler
Transport

Run, bir spor veya egzersiz olarak yapılan, ayakların hızla yer değiştirmesiyle gerçekleştirilen koşma eylemidir. Bu isim anlamı, genellikle belirli bir mesafeyi veya süreyi kapsayan, planlı veya keyf…

catch

duymak, anlamak

Fiiller
Sports and leisure

Catch fiili, bir konuşma veya sesi duyup anlamak için kullanılır, özellikle dikkatlice dinlemeyi veya bir mesajı net bir şekilde algılamayı ifade eder. Genellikle günlük konuşmalarda birinin söylediği…

throw

şaşırtmak, afallatmak

Fiiller
Sports and leisure

Throw fiili, birini şaşırtmak, afallatmak veya hazırlıksız yakalamak anlamında kullanılır. Genellikle beklenmedik bir olay, söz veya durum karşısında kişinin kafasının karışmasını veya ne yapacağını b…