quit
//kwɪt//
Çeviri
bırakmak, ayrılmak
Tanım
Quit, bir işi, faaliyeti veya bir yeri kalıcı olarak veya uzun süreliğine terk etmek anlamına gelir. Genellikle bir işten ayrılmak, bir alışkanlığı bırakmak veya bir programdan çıkmak için kullanılır. Bu fiil, genellikle gönüllü bir kararı veya bir eylemi sonlandırma niyetini ifade eder. Örneğin, sigara içmeyi bırakmak veya mevcut işinden ayrılmak gibi durumlarda sıkça kullanılır. Bu kelimenin 'vazgeçmek' gibi başka anlamları da bulunur, ancak temel ve en yaygın kullanımı 'terk etmek' veya 'bırakmak'tır.
Örnek
“She decided to quit her job and travel the world.”
O, işini bırakıp dünyayı dolaşmaya karar verdi.
“I'm trying to quit smoking for my health.”
Sağlığım için sigarayı bırakmaya çalışıyorum.
“He quit the team after the argument with the coach.”
Koçla yaşadığı tartışmanın ardından takımdan ayrıldı.
“If you don't enjoy the game, you can just quit.”
Eğer oyundan keyif almıyorsan, bırakabilirsin.
“The software will ask if you want to save before you quit.”
Yazılım, çıkmadan önce kaydetmek isteyip istemediğinizi soracak.
“They quit the city and moved to a quiet village.”
Onlar şehri terk edip sakin bir köye taşındılar.
“It's hard to quit a habit you've had for years.”
Yıllardır sürdürdüğün bir alışkanlığı bırakmak zordur.
“She told him to quit complaining and start working.”
Ona şikayet etmeyi bırakıp çalışmaya başlamasını söyledi.
“He quit school to help his family financially.”
Ailesine maddi olarak yardım etmek için okulu bıraktı.
“The player quit the match due to an injury.”
Oyuncu, sakatlık nedeniyle maçtan çekildi.
Eş anlamlılar