pressure
//ˈpreʃər//
Çeviri
basınç
Tanım
Basınç, bir yüzeye uygulanan fiziksel kuvvetin, o yüzeyin alanına bölünmesiyle elde edilen bir niceliktir. Gazların, sıvıların veya katıların birbirine veya bir yüzeye temas ettiği noktada oluşturduğu itme gücünü ifade eder. Atmosfer basıncı, su basıncı veya kan basıncı gibi farklı türleri vardır. Bu kavram, fizik ve mühendislikte sıklıkla kullanılır ve ölçü birimi olarak genellikle pascal (Pa) veya bar kullanılır. Yüksek basınç, daha fazla kuvvetin daha küçük bir alana yoğunlaştığı durumlarda ortaya çıkar.
Örnek
“The air pressure decreases as you climb a mountain.”
Bir dağa tırmanırken hava basıncı düşer.
“You need to check the tire pressure before a long journey.”
Uzun bir yolculuktan önce lastik basıncını kontrol etmelisin.
“Water pressure in the old building is very low in the mornings.”
Eski binadaki su basıncı sabahları çok düşük.
“High blood pressure can lead to serious health problems.”
Yüksek tansiyon (kan basıncı) ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir.
“The diver felt immense pressure on his ears as he went deeper.”
Dalış yapan kişi daha derine indikçe kulaklarında muazzam bir basınç hissetti.
“This cooker works by using steam pressure.”
Bu düdüklü tencere, buhar basıncını kullanarak çalışır.
“The pressure gauge shows that the system is operating normally.”
Basınç göstergesi, sistemin normal çalıştığını gösteriyor.
“Low atmospheric pressure often indicates stormy weather.”
Düşük atmosfer basıncı genellikle fırtınalı havayı işaret eder.
“The hydraulic press uses fluid pressure to lift heavy objects.”
Hidrolik pres, ağır nesneleri kaldırmak için sıvı basıncını kullanır.
“Scientists measure the pressure at the bottom of the ocean.”
Bilim insanları okyanusun dibindeki basıncı ölçer.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- B1fiziksel basınç(bu sayfa)
- B2stres, zorlamaBu anlama git