nut

//nʌt//

İsimler
B1

Çeviri

somun

Tanım

Nut, mekanik alanda kullanılan, genellikle altıgen şeklinde olan ve bir cıvata veya vida ile birlikte çalışarak parçaları birbirine sabitlemeye yarayan bir bağlantı elemanıdır. İç kısmında diş açılmıştır ve bu dişler sayesinde cıvataya sıkıca oturur. Somunlar, inşaattan otomotive, ev aletlerinden endüstriyel makinelere kadar pek çok alanda yaygın olarak kullanılır. Genellikle metalden yapılsa da plastik veya diğer malzemelerden üretilen çeşitleri de mevcuttur. Somun sıkarken bir anahtar veya lokma kullanılır ve doğru torkta sıkılması önemlidir, aksi halde gevşeyebilir veya dişler zarar görebilir.

Örnek

  • I need a wrench to tighten this nut.

    Bu somunu sıkmak için bir anahtara ihtiyacım var.

  • The nut came loose after the vibration.

    Titreşimden sonra somun gevşedi.

  • Make sure the nut is securely fastened before using the machine.

    Makineyi kullanmadan önce somunun güvenli bir şekilde sıkıldığından emin olun.

  • He replaced the rusty nut with a new one.

    Paslı somunu yenisiyle değiştirdi.

  • The bolt and nut are standard sizes, so you can find them at any hardware store.

    Cıvata ve somun standart boyutlarda, bu yüzden onları herhangi bir hırdavatçıda bulabilirsiniz.

  • I accidentally dropped the nut, and it rolled under the table.

    Yanlışlıkla somunu düşürdüm ve masanın altına yuvarlandı.

  • To assemble the shelf, you need to screw the nut onto the bolt.

    Rafı monte etmek için somunu cıvataya vidalamanız gerekiyor.

  • The mechanic used a torque wrench to tighten the lug nut.

    Tamirci, bijon somununu sıkmak için tork anahtarı kullandı.

  • A lock nut prevents the assembly from loosening over time.

    Bir kilit somunu, montajın zamanla gevşemesini önler.

  • The nut was too tight, so I had to apply some oil.

    Somun çok sıkıydı, bu yüzden biraz yağ sürmek zorunda kaldım.

Eş anlamlılar

bağlantı somunu
sıkma somunu
altıgen somun

Diğer anlamlar

İlgili kelimeler

infant

bebek

İsimler

Doğumdan yaklaşık bir yaşına kadar olan çok küçük çocuk; yeni doğmuş veya çok genç bir insan yavrusu. Bu dönemdeki çocuklar henüz yürüyemez ve konuşamazlar.

union

birlik

İsimler

İki veya daha fazla kişi, grup, kuruluş veya devletin ortak bir amaç, çıkar veya ilke doğrultusunda bir araya gelmesiyle oluşan topluluk veya örgüt. Ayrıca, farklı parçaların birleşmesiyle oluşan bütü…

saucer

fincan tabağı

İsimler

Bir fincanın altına konulan, genellikle porselen veya seramikten yapılmış, yuvarlak ve düz tabak. Fincanı taşımak, sıcak fincanı masaya koymak veya fincandan sızan sıvıları toplamak için kullanılır. A…

proof

kanıt

İsimler

Bir şeyin doğruluğunu, gerçekliğini veya varlıını gösteren somut delil, belge veya mantıksal gösterim. Matematik ve mantıkta, bir önermenin doğruluğunu kesin olarak gösteren akıl yürütme dizisi.

belief

inanç

İsimler

Bir şeyin doğru, gerçek veya var olduğuna dair zihinsel kabul; bir fikre, ilkeye veya öğretiye duyulan güven ve bağlılık. İnanç, genellikle kanıt gerektirmeyen, kişisel veya toplumsal bir kabuldür.

nerve

sinir

İsimler

Sinir, vücutta duyuları ve hareketi kontrol eden, beyin ve omurilikten çıkan ince liflerden oluşan yapıdır. Ayrıca, mecazi olarak cesaret, cüret veya soğukkanlılık anlamında da kullanılır.

billion

milyar

İsimler

Bir milyar, sayısal değer olarak 1.000.000.000 (bin milyon) veya 1.000.000.000.000 (bir milyon milyon) anlamına gelen bir sayıdır. Türkçede genellikle 'kısa ölçek' sistemi kullanılır ve 1 milyar = 1.0…

cause

neden, sebep

İsimler

Bir olayın, durumun veya eylemin gerçekleşmesine yol açan şey; bir şeyin olmasına veya yapılmasına neden olan faktör. Ayrıca, bir amaç veya ideal uğruna çalışmak anlamında da kullanılabilir.

comfort

rahatlık, konfor

İsimler

Fiziksel veya zihinsel olarak huzurlu, sıkıntısız ve hoş bir durum; acı, endişe veya rahatsızlıktan uzak olma hali. Ayrıca, birini teselli etme, rahatlatma eylemi veya bu amaçla söylenen söz anlamında…

control

kontrol

İsimler

Bir şeyi yönetmek, düzenlemek veya denetlemek için uygulanan güç veya yetki. Ayrıca, bir sistemin, sürecin veya durumun istenen şekilde işlemesini sağlamak için alınan önlemler veya kurallar bütünü an…