mark
//mɑːrk//
Çeviri
not vermek, işaretlemek
Tanım
Mark fiili, bir öğrencinin çalışmasına not vermek veya bir şeyi işaretleyerek belirtmek anlamına gelir. Özellikle eğitim bağlamında, sınav kağıtlarını veya ödevleri değerlendirip puan atamak için kullanılır. Ayrıca bir yeri veya öğeyi görünür bir işaretle belirginleştirme eylemini de ifade eder. Bu kullanım, genellikle resmi veya yarı resmi ortamlarda karşımıza çıkar.
Örnek
“The teacher will mark the exams by Friday.”
Öğretmen Cuma gününe kadar sınavları notlandıracak.
“Please mark the correct answer with a tick.”
Lütfen doğru cevabı bir tik ile işaretleyin.
“She spent the whole evening marking essays.”
Bütün akşamı denemeleri notlandırarak geçirdi.
“The students waited nervously for their marked papers.”
Öğrenciler notlandırılmış kağıtlarını endişeyle beklediler.
“He used a red pen to mark the mistakes.”
Hataları işaretlemek için kırmızı bir kalem kullandı.
“The teacher asked us to mark the important dates on the calendar.”
Öğretmen takvimdeki önemli tarihleri işaretlememizi istedi.
“I need to mark these assignments before the next class.”
Bir sonraki dersten önce bu ödevleri notlandırmam gerekiyor.
“She marked the map with a star to show the meeting point.”
Buluşma noktasını göstermek için haritayı bir yıldızla işaretledi.
“The professor is known for marking very strictly.”
Profesör çok katı not vermesiyle tanınır.
“Don't forget to mark your name on the top of the page.”
Sayfanın üstüne adınızı yazmayı unutmayın.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- A2işaret, izBu anlama git
- B1not vermek, işaretlemek(bu sayfa)
- B2marka, damgaBu anlama git