dock
//dɒk//
Çeviri
rıhtım, iskele
Tanım
Dock, gemilerin yanaşıp yük indirme, bindirme veya yolcu alıp bırakma işlemlerini yaptığı, genellikle su kenarında inşa edilmiş bir yapıdır. Bu yapı, limanlarda veya nehir kıyılarında bulunur ve deniz taşımacılığında önemli bir rol oynar. Rıhtım veya iskele olarak da adlandırılan dock, gemilerin güvenli bir şekilde bağlanmasını sağlar ve ticari veya yolcu taşımacılığında kullanılır. Günlük dilde, balıkçı teknelerinin yanaştığı küçük iskelelerden büyük konteyner gemilerinin yanaştığı ticari rıhtımlara kadar farklı boyutlarda olabilir.
Örnek
“The ship is expected to arrive at the dock tomorrow morning.”
Geminin yarın sabah rıhtıma varması bekleniyor.
“Workers unloaded the cargo from the containers at the dock.”
İşçiler, rıhtımdaki konteynırlardan yükü boşalttı.
“We walked along the dock to watch the fishing boats come in.”
Balıkçı teknelerinin gelişini izlemek için iskele boyunca yürüdük.
“The ferry dock was crowded with passengers waiting to board.”
Feribot iskelesi, binmeyi bekleyen yolcularla doluydu.
“A large crane was positioned on the dock to lift heavy machinery.”
Ağır makineleri kaldırmak için rıhtıma büyük bir vinç yerleştirildi.
“The old wooden dock was repaired after the storm damaged it.”
Eski ahşap iskele, fırtınanın hasar vermesinin ardından onarıldı.
“Customs officers inspected the goods as soon as they reached the dock.”
Gümrük memurları, mallar rıhtıma ulaşır ulaşmaz denetledi.
“Children love to sit on the dock and dangle their feet in the water.”
Çocuklar iskelede oturup ayaklarını suya sarkıtmayı çok sever.
“The dock was extended to accommodate larger cruise ships.”
Rıhtım, daha büyük yolcu gemilerine hizmet verebilmek için uzatıldı.
“He tied his small boat to the dock with a thick rope.”
Küçük teknesini kalın bir iple iskeleye bağladı.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- B1rıhtım, iskele (isim)(bu sayfa)
- B2yanaşmak (fiil)Bu anlama git