discuss
//dɪˈskʌs//
Çeviri
tartışmak
Tanım
Bir konu hakkında fikir alışverişinde bulunmak, karşılıklı olarak görüşleri paylaşmak ve değerlendirmek anlamına gelir. Genellikle bir konuyu derinlemesine ele almak, farklı bakış açılarını ortaya koymak ve ortak bir sonuca varmak için kullanılır. Bu fiil, resmi toplantılardan günlük sohbetlere kadar geniş bir kullanım alanına sahiptir. Tartışma sırasında katılımcılar argümanlar sunar, birbirlerinin fikirlerini dinler ve bazen anlaşmazlık yaşansa da amaç yapıcı bir diyalog kurmaktır. Bu kelimenin başka anlamları da vardır (örneğin, bir konuyu yazılı olarak ele almak), ancak burada en yaygın kullanım olan sözlü tartışma anlamına odaklanılmıştır.
Örnek
“We need to discuss the project timeline in the meeting.”
Toplantıda proje takvimini tartışmamız gerekiyor.
“They discussed the issue for hours but couldn't reach an agreement.”
Sorunu saatlerce tartıştılar ama bir anlaşmaya varamadılar.
“Let's discuss this over coffee tomorrow.”
Bunu yarın kahve içerken tartışalım.
“The committee will discuss the new policy next week.”
Komite gelecek hafta yeni politikayı tartışacak.
“She discussed her plans with her family before making a decision.”
Karar vermeden önce planlarını ailesiyle tartıştı.
“We discussed the pros and cons of moving to a new city.”
Yeni bir şehre taşınmanın artılarını ve eksilerini tartıştık.
“The teacher asked the students to discuss the poem in groups.”
Öğretmen öğrencilerden şiiri gruplar halinde tartışmalarını istedi.
“They discussed the budget cuts at the board meeting.”
Yönetim kurulu toplantısında bütçe kesintilerini tartıştılar.
“I'd like to discuss this matter with you privately.”
Bu konuyu sizinle özel olarak tartışmak isterim.
“The scientists discussed the results of the experiment at the conference.”
Bilim insanları konferansta deneyin sonuçlarını tartıştılar.
Eş anlamlılar