break

//breɪk//

Fiiller
B1

Çeviri

bozulmak, çalışmamak

Tanım

Break kelimesi bu kullanımda bir cihaz, makine veya sistemin işlevini yitirmesi, bozulması veya çalışmayı durdurması anlamına gelir. Genellikle elektronik aletler, araçlar veya mekanik parçalar için kullanılır ve beklenmedik bir arızayı ifade eder. Örneğin, bir bilgisayarın donması veya bir arabanın yolda kalması bu duruma örnektir. Günlük hayatta sıkça karşılaşılan bu anlam, özellikle teknik sorunları tanımlarken kullanılır.

Örnek

  • My laptop broke yesterday and I couldn't finish my project.

    Dizüstü bilgisayarım dün bozuldu ve projemi bitiremedim.

  • The washing machine broke down in the middle of the cycle.

    Çamaşır makinesi döngünün ortasında bozuldu.

  • If the elevator breaks, we will have to take the stairs.

    Asansör bozulursa merdivenleri kullanmak zorunda kalacağız.

  • Her phone broke after she dropped it in water.

    Telefonu suya düşürdükten sonra bozuldu.

  • The air conditioner broke during the heatwave.

    Klima sıcak hava dalgası sırasında bozuldu.

  • My car broke down on the highway, and I had to call a tow truck.

    Arabam otoyolda bozuldu ve çekici çağırmak zorunda kaldım.

  • The printer broke right before the deadline.

    Yazıcı tam son teslim tarihinden önce bozuldu.

  • If the microwave breaks, we will need to buy a new one.

    Mikrodalga fırın bozulursa yeni bir tane almamız gerekecek.

  • The coffee machine broke, so we had to go to a café.

    Kahve makinesi bozuldu, bu yüzden bir kafeye gitmek zorunda kaldık.

  • Her watch broke, and she couldn't tell the time.

    Saati bozuldu ve saati öğrenemedi.

Eş anlamlılar

bozulmak
arıza yapmak
çalışmamak
işlevini yitirmek

Diğer anlamlar

İlgili kelimeler

bear

taşımak, katlanmak

Fiiller
Animals

Bear fiili, bir şeyi fiziksel olarak taşımak veya bir duruma, acıya, zorluğa katlanmak anlamına gelir. Bu kullanımda genellikle bir yükü, sorumluluğu veya olumsuz bir durumu üstlenmeyi ifade eder. Örn…

coat

kaplamak

Fiiller
Clothes

Coat fiili, bir yüzeyi ince bir tabaka ile örtmek veya kaplamak anlamına gelir. Genellikle boya, vernik, şeker veya çikolata gibi malzemelerle bir nesnenin dış yüzeyini tamamen veya kısmen kaplamak iç…

sock

yumruk atmak

Fiiller
Clothes

"Sock" fiili, birine yumrukla vurmak anlamına gelir. Genellikle ani, sert ve beklenmedik bir yumruk atma eylemini ifade eder. Günlük konuşma dilinde kullanılır ve fiziksel bir saldırıyı betimler.

wear

aşınmak, yıpranmak

Fiiller
Clothes

Wear, bir nesnenin veya malzemenin sürekli kullanım, sürtünme veya zamanla bozulması, incelmesi veya hasar görmesi anlamına gelen bir fiildir. Genellikle kıyafetler, ayakkabılar, mobilyalar veya makin…

drive

dürtü, güdü

İsimler
Transport

Drive, bir kişiyi belirli bir hedefe yönlendiren güçlü içsel dürtü veya güdüdür. Bu terim genellikle bir başarıya ulaşma, bir ihtiyacı karşılama veya bir amacı gerçekleştirme arzusunu ifade eder. Psik…

fly

uçmak

Fiiller
Transport

Fly fiili, bir uçak veya benzeri bir hava aracıyla seyahat etmek anlamına gelir. Genellikle yolcuların bir yerden başka bir yere hava yoluyla gitmesini ifade eder. Bu kullanımda, kişi uçağı kullanmaz,…

ride

araba gezintisi

İsimler
Transport

Ride kelimesi, bir araçla (genellikle araba) yapılan kısa veya eğlence amaçlı yolculuğu ifade eder. Günlük konuşmalarda sıkça kullanılan bu anlam, birinin sizi bir yere götürmesi veya birlikte keyifli…

run

koşu

İsimler
Transport

Run, bir spor veya egzersiz olarak yapılan, ayakların hızla yer değiştirmesiyle gerçekleştirilen koşma eylemidir. Bu isim anlamı, genellikle belirli bir mesafeyi veya süreyi kapsayan, planlı veya keyf…

catch

duymak, anlamak

Fiiller
Sports and leisure

Catch fiili, bir konuşma veya sesi duyup anlamak için kullanılır, özellikle dikkatlice dinlemeyi veya bir mesajı net bir şekilde algılamayı ifade eder. Genellikle günlük konuşmalarda birinin söylediği…

throw

şaşırtmak, afallatmak

Fiiller
Sports and leisure

Throw fiili, birini şaşırtmak, afallatmak veya hazırlıksız yakalamak anlamında kullanılır. Genellikle beklenmedik bir olay, söz veya durum karşısında kişinin kafasının karışmasını veya ne yapacağını b…