bow
//baʊ//
Çeviri
yay
Tanım
Bow, ok atmak için kullanılan, genellikle ahşap, metal veya karbon fiber gibi esnek malzemelerden yapılan ve iki ucu bir kirişle bağlanan bir araçtır. Okçuluk sporunda veya avcılıkta kullanılır; yayı germek için kiriş çekilir ve ok fırlatılır. Bu kelime, özellikle hedefe ok göndermek için tasarlanmış bu geleneksel silahı ifade eder. Günlük kullanımda, spor amaçlı veya tarihsel bağlamlarda sıkça geçer.
Örnek
“He pulled back the bow and aimed at the target.”
Yayı çekti ve hedefe nişan aldı.
“The archer's bow was made of flexible wood.”
Okçunun yayı esnek ağaçtan yapılmıştı.
“She learned how to string a bow properly.”
Bir yayı doğru şekilde germeyi öğrendi.
“A longbow requires more strength than a recurve bow.”
Bir uzun yay, kıvrımlı yaydan daha fazla güç gerektirir.
“The hunter carried his bow through the forest.”
Avcı, yayını ormanda taşıdı.
“He won the competition with his handmade bow.”
El yapımı yayıyla yarışmayı kazandı.
“The bowstring snapped when he pulled too hard.”
Çok sert çekince yay kirişi koptu.
“Children practiced archery with a small bow.”
Çocuklar küçük bir yayla okçuluk çalıştı.
“The museum displayed an ancient bow from the Bronze Age.”
Müze, Tunç Çağı'ndan kalma antik bir yay sergiledi.
“She adjusted the sight on her bow before shooting.”
Atış yapmadan önce yayındaki nişangahı ayarladı.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- A2eğilmek, selam vermekBu anlama git
- B1yay (ok atmak için)(bu sayfa)
- B1fiyonk, papyonBu anlama git