bless

//blɛs//

Fiiller
B1

Çeviri

kutsamak

Tanım

Bless, genellikle dini veya manevi bir bağlamda bir kişiye, nesneye veya duruma ilahi koruma, iyilik veya onay dilemek anlamına gelir. Bu fiil, bir rahibin veya dini liderin bir topluluğu kutsaması gibi resmi dini törenlerde kullanılabileceği gibi, günlük dilde birine iyi dileklerde bulunmak veya minnettarlık ifade etmek için de yaygındır. Örneğin, birisi hapşırdığında 'Bless you!' denmesi, ona sağlık ve iyilik dileme geleneğinden gelir. Ayrıca, bir durumun veya olayın olumlu yönlerini vurgulamak için 'blessed' (kutsanmış, şanslı) sıfatı da sıkça kullanılır. Bu kelimenin başka anlamları da vardır, ancak burada en yaygın kullanımı olan 'kutsamak' anlamı üzerinde durulmaktadır.

Örnek

  • The priest blessed the congregation during the Sunday service.

    Rahip, Pazar ayini sırasında cemaati kutsadı.

  • May God bless you and keep you safe on your journey.

    Tanrı seni kutsasın ve yolculuğunda güvende tutsun.

  • She felt blessed to have such supportive friends.

    Bu kadar destekleyici arkadaşlara sahip olduğu için kendini kutsanmış hissetti.

  • The farmer blessed the fields before planting the seeds.

    Çiftçi, tohumları ekmeden önce tarlaları kutsadı.

  • Every evening, the grandmother blesses her grandchildren before they sleep.

    Her akşam, büyükanne torunlarını uyumadan önce kutsar.

  • They asked the shaman to bless their new home for good fortune.

    Yeni evlerini iyi şans için kutsaması için şamana ricada bulundular.

  • Bless this food we are about to eat, and thank you for this meal.

    Yiyeceğimiz bu yemeği kutsa ve bu öğün için teşekkür ederiz.

  • He blessed the water before the baptism ceremony.

    Vaftiz töreninden önce suyu kutsadı.

  • The king blessed the treaty with a ceremonial gesture.

    Kral, törensel bir jestle anlaşmayı kutsadı.

  • I feel truly blessed to have found such a wonderful job.

    Bu kadar harika bir iş bulduğum için gerçekten kutsanmış hissediyorum.

Eş anlamlılar

kutsal kılmak
takdis etmek
hayır dua etmek
şükretmek

İlgili kelimeler

bear

taşımak, katlanmak

Fiiller
Animals

Bear fiili, bir şeyi fiziksel olarak taşımak veya bir duruma, acıya, zorluğa katlanmak anlamına gelir. Bu kullanımda genellikle bir yükü, sorumluluğu veya olumsuz bir durumu üstlenmeyi ifade eder. Örn…

coat

kaplamak

Fiiller
Clothes

Coat fiili, bir yüzeyi ince bir tabaka ile örtmek veya kaplamak anlamına gelir. Genellikle boya, vernik, şeker veya çikolata gibi malzemelerle bir nesnenin dış yüzeyini tamamen veya kısmen kaplamak iç…

sock

yumruk atmak

Fiiller
Clothes

"Sock" fiili, birine yumrukla vurmak anlamına gelir. Genellikle ani, sert ve beklenmedik bir yumruk atma eylemini ifade eder. Günlük konuşma dilinde kullanılır ve fiziksel bir saldırıyı betimler.

wear

aşınmak, yıpranmak

Fiiller
Clothes

Wear, bir nesnenin veya malzemenin sürekli kullanım, sürtünme veya zamanla bozulması, incelmesi veya hasar görmesi anlamına gelen bir fiildir. Genellikle kıyafetler, ayakkabılar, mobilyalar veya makin…

drive

dürtü, güdü

İsimler
Transport

Drive, bir kişiyi belirli bir hedefe yönlendiren güçlü içsel dürtü veya güdüdür. Bu terim genellikle bir başarıya ulaşma, bir ihtiyacı karşılama veya bir amacı gerçekleştirme arzusunu ifade eder. Psik…

fly

uçmak

Fiiller
Transport

Fly fiili, bir uçak veya benzeri bir hava aracıyla seyahat etmek anlamına gelir. Genellikle yolcuların bir yerden başka bir yere hava yoluyla gitmesini ifade eder. Bu kullanımda, kişi uçağı kullanmaz,…

ride

araba gezintisi

İsimler
Transport

Ride kelimesi, bir araçla (genellikle araba) yapılan kısa veya eğlence amaçlı yolculuğu ifade eder. Günlük konuşmalarda sıkça kullanılan bu anlam, birinin sizi bir yere götürmesi veya birlikte keyifli…

run

koşu

İsimler
Transport

Run, bir spor veya egzersiz olarak yapılan, ayakların hızla yer değiştirmesiyle gerçekleştirilen koşma eylemidir. Bu isim anlamı, genellikle belirli bir mesafeyi veya süreyi kapsayan, planlı veya keyf…

catch

duymak, anlamak

Fiiller
Sports and leisure

Catch fiili, bir konuşma veya sesi duyup anlamak için kullanılır, özellikle dikkatlice dinlemeyi veya bir mesajı net bir şekilde algılamayı ifade eder. Genellikle günlük konuşmalarda birinin söylediği…

throw

şaşırtmak, afallatmak

Fiiller
Sports and leisure

Throw fiili, birini şaşırtmak, afallatmak veya hazırlıksız yakalamak anlamında kullanılır. Genellikle beklenmedik bir olay, söz veya durum karşısında kişinin kafasının karışmasını veya ne yapacağını b…