bass
//beɪs//
Çeviri
bas
Tanım
Bass, müzikte kalın frekanslı sesleri ifade eden bir terimdir ve genellikle bas gitar, kontrbas gibi enstrümanlar veya bir şarkının alt yapısını oluşturan düşük tonlu sesler için kullanılır. Bu kelime, özellikle pop, rock, caz ve elektronik müzikte ritim ve derinlik sağlayan temel bir unsurdur. Bir müzik parçasında bas, melodiyi ve ritmi destekleyerek dinleyiciye güçlü bir duygu aktarır. Günlük dilde, bir ses sisteminin bas seviyesi veya bir müzisyenin bas çalma becerisi gibi bağlamlarda da geçer.
Örnek
“The bass in this song is so deep it shakes the room.”
Bu şarkıdaki bas o kadar derin ki odayı sallıyor.
“He plays the bass guitar in a jazz band.”
Bir caz grubunda bas gitar çalıyor.
“Can you turn up the bass on the stereo?”
Stereo sistemde bası açabilir misin?
“The bass line in this track is incredibly catchy.”
Bu parçadaki bas hattı inanılmaz akılda kalıcı.
“She prefers headphones with strong bass for listening to electronic music.”
Elektronik müzik dinlemek için güçlü baslı kulaklıkları tercih ediyor.
“The double bass is a large string instrument that produces low tones.”
Kontrbas, düşük tonlar üreten büyük bir telli çalgıdır.
“During the concert, the bass was so loud I could feel it in my chest.”
Konser sırasında bas o kadar yüksekti ki göğsümde hissedebiliyordum.
“He adjusted the bass and treble settings on the amplifier.”
Amplifikatördeki bas ve tiz ayarlarını düzeltti.
“The bass player kept a steady rhythm throughout the song.”
Basçı şarkı boyunca sabit bir ritim tuttu.
“I love the funky bass in this old disco record.”
Bu eski disko plağındaki funky bası seviyorum.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- B1isim — bas (ses/müzik)(bu sayfa)
- B2isim — levrek (balık)Bu anlama git