accept
//əkˈsept//
Çeviri
kabul etmek
Tanım
Accept, bir teklifi, daveti, durumu veya gerçeği kabul etmek anlamına gelir. Bu fiil, bir şeyi isteyerek almayı veya onaylamayı ifade eder. Günlük hayatta sıkça kullanılır ve hem somut nesneler (hediye, para) hem de soyut kavramlar (sorumluluk, fikir) için geçerlidir. Resmi veya gayriresmi bağlamlarda kullanılabilir; örneğin bir iş teklifini kabul etmek resmiyken, bir arkadaşın davetini kabul etmek daha samimidir.
Örnek
“She decided to accept the job offer in Istanbul.”
İstanbul'daki iş teklifini kabul etmeye karar verdi.
“Please accept this small gift as a token of my gratitude.”
Lütfen bu küçük hediyeyi minnettarlığımın bir ifadesi olarak kabul edin.
“He couldn't accept the fact that he had lost the game.”
Oyunu kaybettiği gerçeğini kabul edemedi.
“The university accepted her application for the scholarship.”
Üniversite, burs başvurusunu kabul etti.
“I accept your apology and hope we can move forward.”
Özrünü kabul ediyorum ve umarım ilerleyebiliriz.
“They refused to accept the new terms of the contract.”
Sözleşmenin yeni şartlarını kabul etmeyi reddettiler.
“Do you accept credit cards as payment?”
Ödeme olarak kredi kartı kabul ediyor musunuz?
“It took him years to accept his own mistakes.”
Kendi hatalarını kabul etmesi yıllarını aldı.
“We gladly accept donations for the local shelter.”
Yerel barınak için bağışları memnuniyetle kabul ediyoruz.
“She learned to accept criticism without getting defensive.”
Eleştiriyi savunmaya geçmeden kabul etmeyi öğrendi.
Eş anlamlılar