accept

//əkˈsept//

Fiiller
B1

Çeviri

kabul etmek

Tanım

Accept, bir teklifi, daveti, durumu veya gerçeği kabul etmek anlamına gelir. Bu fiil, bir şeyi isteyerek almayı veya onaylamayı ifade eder. Günlük hayatta sıkça kullanılır ve hem somut nesneler (hediye, para) hem de soyut kavramlar (sorumluluk, fikir) için geçerlidir. Resmi veya gayriresmi bağlamlarda kullanılabilir; örneğin bir iş teklifini kabul etmek resmiyken, bir arkadaşın davetini kabul etmek daha samimidir.

Örnek

  • She decided to accept the job offer in Istanbul.

    İstanbul'daki iş teklifini kabul etmeye karar verdi.

  • Please accept this small gift as a token of my gratitude.

    Lütfen bu küçük hediyeyi minnettarlığımın bir ifadesi olarak kabul edin.

  • He couldn't accept the fact that he had lost the game.

    Oyunu kaybettiği gerçeğini kabul edemedi.

  • The university accepted her application for the scholarship.

    Üniversite, burs başvurusunu kabul etti.

  • I accept your apology and hope we can move forward.

    Özrünü kabul ediyorum ve umarım ilerleyebiliriz.

  • They refused to accept the new terms of the contract.

    Sözleşmenin yeni şartlarını kabul etmeyi reddettiler.

  • Do you accept credit cards as payment?

    Ödeme olarak kredi kartı kabul ediyor musunuz?

  • It took him years to accept his own mistakes.

    Kendi hatalarını kabul etmesi yıllarını aldı.

  • We gladly accept donations for the local shelter.

    Yerel barınak için bağışları memnuniyetle kabul ediyoruz.

  • She learned to accept criticism without getting defensive.

    Eleştiriyi savunmaya geçmeden kabul etmeyi öğrendi.

Eş anlamlılar

onaylamak
kabullenmek
almak
benimsemek
razı olmak

İlgili kelimeler

bear

taşımak, katlanmak

Fiiller
Animals

Bear fiili, bir şeyi fiziksel olarak taşımak veya bir duruma, acıya, zorluğa katlanmak anlamına gelir. Bu kullanımda genellikle bir yükü, sorumluluğu veya olumsuz bir durumu üstlenmeyi ifade eder. Örn…

coat

kaplamak

Fiiller
Clothes

Coat fiili, bir yüzeyi ince bir tabaka ile örtmek veya kaplamak anlamına gelir. Genellikle boya, vernik, şeker veya çikolata gibi malzemelerle bir nesnenin dış yüzeyini tamamen veya kısmen kaplamak iç…

sock

yumruk atmak

Fiiller
Clothes

"Sock" fiili, birine yumrukla vurmak anlamına gelir. Genellikle ani, sert ve beklenmedik bir yumruk atma eylemini ifade eder. Günlük konuşma dilinde kullanılır ve fiziksel bir saldırıyı betimler.

wear

aşınmak, yıpranmak

Fiiller
Clothes

Wear, bir nesnenin veya malzemenin sürekli kullanım, sürtünme veya zamanla bozulması, incelmesi veya hasar görmesi anlamına gelen bir fiildir. Genellikle kıyafetler, ayakkabılar, mobilyalar veya makin…

drive

dürtü, güdü

İsimler
Transport

Drive, bir kişiyi belirli bir hedefe yönlendiren güçlü içsel dürtü veya güdüdür. Bu terim genellikle bir başarıya ulaşma, bir ihtiyacı karşılama veya bir amacı gerçekleştirme arzusunu ifade eder. Psik…

fly

uçmak

Fiiller
Transport

Fly fiili, bir uçak veya benzeri bir hava aracıyla seyahat etmek anlamına gelir. Genellikle yolcuların bir yerden başka bir yere hava yoluyla gitmesini ifade eder. Bu kullanımda, kişi uçağı kullanmaz,…

ride

araba gezintisi

İsimler
Transport

Ride kelimesi, bir araçla (genellikle araba) yapılan kısa veya eğlence amaçlı yolculuğu ifade eder. Günlük konuşmalarda sıkça kullanılan bu anlam, birinin sizi bir yere götürmesi veya birlikte keyifli…

run

koşu

İsimler
Transport

Run, bir spor veya egzersiz olarak yapılan, ayakların hızla yer değiştirmesiyle gerçekleştirilen koşma eylemidir. Bu isim anlamı, genellikle belirli bir mesafeyi veya süreyi kapsayan, planlı veya keyf…

catch

duymak, anlamak

Fiiller
Sports and leisure

Catch fiili, bir konuşma veya sesi duyup anlamak için kullanılır, özellikle dikkatlice dinlemeyi veya bir mesajı net bir şekilde algılamayı ifade eder. Genellikle günlük konuşmalarda birinin söylediği…

throw

şaşırtmak, afallatmak

Fiiller
Sports and leisure

Throw fiili, birini şaşırtmak, afallatmak veya hazırlıksız yakalamak anlamında kullanılır. Genellikle beklenmedik bir olay, söz veya durum karşısında kişinin kafasının karışmasını veya ne yapacağını b…