wreck
//rek//
Çeviri
enkaz
Tanım
Wreck, bir kaza veya felaket sonucu kullanılamaz hale gelmiş, parçalanmış araç, gemi veya yapı kalıntılarını ifade eder. Genellikle trafik kazaları, gemi batıkları veya bina çökmeleri gibi durumlarda kullanılır. Bu kelime, fiziksel hasar görmüş nesnelerin yanı sıra mecazi anlamda da kullanılabilse de, burada yalnızca somut enkaz anlamı ele alınmıştır.
Örnek
“The divers explored the wreck of the old ship.”
Dalgıçlar eski geminin enkazını keşfetti.
“After the earthquake, the city was full of wrecked buildings.”
Depremden sonra şehir enkaz halindeki binalarla doluydu.
“They pulled the driver out of the car wreck.”
Sürücüyü araba enkazından çıkardılar.
“The wreck of the plane was found in the mountains.”
Uçağın enkazı dağlarda bulundu.
“Salvage crews worked to clear the wreck from the highway.”
Kurtarma ekipleri enkazı otoyoldan temizlemek için çalıştı.
“The old train wreck has become a tourist attraction.”
Eski tren enkazı bir turistik cazibe merkezi haline geldi.
“He took photos of the wreck for the insurance company.”
Sigorta şirketi için enkazın fotoğraflarını çekti.
“The wreck was so badly damaged that it could not be repaired.”
Enkaz o kadar kötü hasar görmüştü ki onarılamazdı.
“Rescuers searched the wreck for any survivors.”
Kurtarma görevlileri enkazda kurtulan olup olmadığını aradı.
“The shipwreck lay at the bottom of the ocean for centuries.”
Gemi enkazı yüzyıllar boyunca okyanusun dibinde yattı.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- B1enkaz(bu sayfa)
- B2mahvetmekBu anlama git