wise
//waɪz//
Çeviri
bilge, akıllı
Tanım
Wise, bir kişinin deneyim, bilgi ve sağduyu sayesinde doğru kararlar verebilme, mantıklı düşünebilme ve olgun davranabilme yeteneğini tanımlar. Genellikle yaşlı, tecrübeli veya derin düşünceye sahip kişiler için kullanılır. Bu sıfat, sadece zekayı değil, aynı zamanda etik değerler ve uzun vadeli sonuçları görme becerisini de içerir. Günlük dilde birine 'wise' demek, onun sağlam tavsiyeler verdiğini veya zor durumlarda sakin ve mantıklı kaldığını ifade eder.
Örnek
“My grandfather is a very wise man; he always knows what to do.”
Büyükbabam çok bilge bir adamdır; ne yapacağını her zaman bilir.
“It was wise of you to save money for emergencies.”
Acil durumlar için para biriktirmen akıllıcaydı.
“She gave me some wise advice about my career.”
Kariyerimle ilgili bana bazı bilgece tavsiyeler verdi.
“A wise person learns from the mistakes of others.”
Bilge bir kişi başkalarının hatalarından ders alır.
“He made a wise decision to study before the exam.”
Sınavdan önce çalışma konusunda akıllı bir karar verdi.
“The wise old teacher was respected by everyone in the school.”
Bilge yaşlı öğretmen, okuldaki herkes tarafından saygı görüyordu.
“It's not always wise to trust strangers.”
Yabancılara güvenmek her zaman akıllıca değildir.
“She is wise beyond her years, often surprising adults with her insights.”
Yaşının ötesinde bilgedir, sık sık yetişkinleri içgörüleriyle şaşırtır.
“The king sought the counsel of his wisest advisors.”
Kral, en bilge danışmanlarının tavsiyesine başvurdu.
“Choosing to apologize was a wise move to end the argument.”
Özür dilemeyi seçmek, tartışmayı bitirmek için akıllıca bir hareketti.
Eş anlamlılar