visible
//ˈvɪzɪbəl//
Çeviri
görünür
Tanım
Visible, bir şeyin gözle algılanabilir veya fark edilebilir olduğunu ifade eden bir sıfattır. Görünür olan nesneler, olaylar veya durumlar, çıplak gözle ya da belirli bir araç yardımıyla görülebilir. Bu kelime genellikle fiziksel varlıklar için kullanılsa da, soyut kavramların (örneğin bir etkinin veya sonucun) belirgin hale gelmesini anlatmak için de yaygındır. Günlük hayatta bir şeyin açıkça ortada olduğunu veya gizli olmadığını vurgulamak için tercih edilir. Örneğin, 'görünür ışık' gözümüzün algılayabildiği dalga boylarındaki ışığı tanımlarken, 'görünür bir fark' ise iki durum arasındaki belirgin değişimi anlatır.
Örnek
“The stars are more visible in the countryside because there is less light pollution.”
Yıldızlar kırsal alanda daha görünürdür çünkü daha az ışık kirliliği vardır.
“Her happiness was visible in her smile.”
Mutluluğu gülümsemesinde görünürdü.
“The tower is visible from miles away.”
Kule kilometrelerce uzaktan görünür.
“After the fog cleared, the mountains became visible again.”
Sis dağıldıktan sonra dağlar tekrar görünür oldu.
“There is a visible crack in the wall that needs to be repaired.”
Duvarda onarılması gereken görünür bir çatlak var.
“The changes in his behavior were visible to everyone.”
Davranışlarındaki değişiklikler herkes için görünürdü.
“Make sure the label is visible on the package.”
Etiketin paket üzerinde görünür olduğundan emin olun.
“The planet Venus is often visible just after sunset.”
Venüs gezegeni genellikle gün batımından hemen sonra görünür.
“His disappointment was visible despite his attempt to hide it.”
Hayal kırıklığı, gizlemeye çalışmasına rağmen görünürdü.
“The artist used bright colors to make the painting more visible from a distance.”
Sanatçı, tabloyu uzaktan daha görünür kılmak için parlak renkler kullandı.
Eş anlamlılar