vertical
//ˈvɜːrtɪkəl//
Çeviri
dikey
Tanım
Vertical, bir şeyin yukarıdan aşağıya doğru olan yönünü veya konumunu ifade eder. Genellikle yatay (horizontal) ile zıt anlamda kullanılır ve dik bir çizgi, düzlem veya hizalamayı tanımlar. Günlük hayatta binaların duvarları, ağaç gövdeleri veya bir cetvelin dik duruşu gibi örneklerde karşımıza çıkar. Matematik, geometri ve tasarım gibi alanlarda sıkça kullanılan bu kelime, aynı zamanda bir iş organizasyonunda hiyerarşik yapıyı (dikey yönetim) belirtmek için de kullanılabilir. Bu kelimenin başka anlamları da vardır, ancak burada en yaygın kullanımı olan 'dikey' anlamı ele alınmıştır.
Örnek
“The vertical line on the graph shows the temperature change.”
Grafikteki dikey çizgi sıcaklık değişimini gösteriyor.
“Please hang the picture in a vertical position.”
Lütfen resmi dikey bir konumda asın.
“The skyscraper's vertical design makes it stand out in the city skyline.”
Gökdelenin dikey tasarımı, onu şehir silüetinde öne çıkarıyor.
“In this exercise, you need to jump as high as possible in a vertical direction.”
Bu egzersizde, dikey yönde mümkün olduğunca yükseğe zıplamanız gerekiyor.
“The vertical axis of the chart represents sales figures.”
Grafiğin dikey ekseni satış rakamlarını temsil ediyor.
“She prefers vertical stripes because they make her look taller.”
Dikey çizgileri tercih ediyor çünkü onu daha uzun gösteriyor.
“The company is undergoing a vertical integration to control its supply chain.”
Şirket, tedarik zincirini kontrol etmek için dikey bir entegrasyon geçiriyor.
“A vertical garden can save space and improve air quality.”
Dikey bir bahçe yerden tasarruf sağlayabilir ve hava kalitesini iyileştirebilir.
“The climber faced a nearly vertical rock face.”
Dağcı neredeyse dikey bir kaya yüzüyle karşı karşıyaydı.
“Ensure the shelf is perfectly vertical before fixing it to the wall.”
Rafı duvara sabitlemeden önce tamamen dikey olduğundan emin olun.
Eş anlamlılar