sting
//stɪŋ//
Çeviri
sokma, acı verme
Tanım
Sting, bir böcek veya hayvanın iğnesiyle deriyi delerek zehir enjekte etmesi sonucu oluşan ani ve yakıcı acıyı ifade eder. Aynı zamanda bu eylemin kendisini, yani bir canlının iğnesini batırmasını anlatmak için kullanılır. Günlük dilde, bir arı veya yaban arısının sokması en yaygın örnektir. Sting, fiziksel acının yanı sıra mecazi olarak bir sözün veya olayın yarattığı derin üzüntü veya kırgınlık için de kullanılabilir, ancak burada temel anlamı olan fiziksel sokma eylemi ele alınmıştır.
Örnek
“A bee sting can be very painful and cause swelling.”
Bir arı sokması çok acı verici olabilir ve şişmeye neden olabilir.
“She felt a sharp sting on her arm when the wasp landed.”
Yaban arısı konduğunda kolunda keskin bir acı hissetti.
“The sting of a jellyfish left a red mark on his leg.”
Denizanasının sokması bacağında kırmızı bir iz bıraktı.
“He cried out in pain after the scorpion's sting.”
Akrep sokmasından sonra acıyla bağırdı.
“Antihistamines can help reduce the itching from a mosquito sting.”
Antihistaminikler, sivrisinek sokmasından kaynaklanan kaşıntıyı azaltmaya yardımcı olabilir.
“The child was afraid of bees because of a previous sting.”
Çocuk, daha önceki bir sokma nedeniyle arılardan korkuyordu.
“A sting from a fire ant causes a burning sensation.”
Ateş karıncasının sokması yanma hissine neden olur.
“She applied ice to the sting to numb the area.”
Bölgeyi uyuşturmak için sokmanın üzerine buz koydu.
“The sting of the nettle plant is not dangerous but itches.”
Isırgan otunun sokması tehlikeli değildir ancak kaşındırır.
“He learned how to treat a bee sting during the first aid course.”
İlk yardım kursunda arı sokmasının nasıl tedavi edileceğini öğrendi.
Eş anlamlılar