steep
//stiːp//
Çeviri
dik
Tanım
Steep, bir yüzeyin veya yolun eğiminin çok fazla olduğu, yani yatay düzleme göre büyük bir açıyla yükseldiği veya alçaldığı durumları tanımlamak için kullanılan bir sıfattır. Genellikle dağ yamaçları, merdivenler, çatılar veya fiyat artışları gibi somut ve soyut kavramlar için kullanılır. Örneğin, dik bir yokuş çıkmak fiziksel olarak zorlayıcı olabilirken, dik bir fiyat artışı da bütçeyi zorlayabilir. Bu kelime, günlük dilde hem fiziksel eğimleri hem de mecazi anlamda ani veya aşırı değişimleri ifade etmek için yaygındır.
Örnek
“The hike up the steep mountain took us three hours.”
Dik dağa tırmanışımız üç saat sürdü.
“Be careful when driving on steep roads in winter.”
Kışın dik yollarda araba kullanırken dikkatli ol.
“The stairs in the old building are very steep and narrow.”
Eski binadaki merdivenler çok dik ve dar.
“There has been a steep increase in rent prices this year.”
Bu yıl kira fiyatlarında dik bir artış oldu.
“She struggled to climb the steep slope with her heavy backpack.”
Ağır sırt çantasıyla dik yokuşu tırmanmakta zorlandı.
“The roof is too steep for us to repair without professional help.”
Çatı, profesyonel yardım almadan onaramayacağımız kadar dik.
“A steep discount on the last day of the sale attracted many customers.”
İndirimin son günündeki dik indirim birçok müşteriyi çekti.
“The path became steeper as we approached the summit.”
Zirveye yaklaştıkça patika daha dik hale geldi.
“He lost control of his bicycle on the steep downhill road.”
Dik iniş yolunda bisikletinin kontrolünü kaybetti.
“Learning to ski on a steep slope is challenging for beginners.”
Dik bir yamaçta kayak yapmayı öğrenmek yeni başlayanlar için zordur.
Eş anlamlılar