spectacular
//spekˈtækjələr//
Çeviri
muhteşem
Tanım
Spectacular, bir şeyin görsel olarak son derece etkileyici, göz alıcı ve hayranlık uyandırıcı olduğunu ifade eden bir sıfattır. Genellikle manzaralar, gösteriler, olaylar veya başarılar için kullanılır; sıradanın çok ötesinde bir ihtişam ve güzellik sunar. Örneğin, bir gün batımı, bir havai fişek gösterisi veya bir spor karşılaşmasındaki olağanüstü bir performans 'spectacular' olarak tanımlanabilir. Bu kelime, hem doğal hem de insan yapımı şeylerin büyüleyici yönlerini vurgulamak için yaygın olarak kullanılır.
Örnek
“The fireworks display was absolutely spectacular.”
Havai fişek gösterisi kesinlikle muhteşemdi.
“We had a spectacular view of the mountains from our hotel room.”
Otel odamızdan dağların muhteşem bir manzarası vardı.
“Her performance in the play was spectacular, earning a standing ovation.”
Oyundaki performansı muhteşemdi ve ayakta alkışlandı.
“The sunset over the ocean was a spectacular sight.”
Okyanus üzerindeki gün batımı muhteşem bir manzaraydı.
“The team made a spectacular comeback in the final minutes of the game.”
Takım, maçın son dakikalarında muhteşem bir geri dönüş yaptı.
“The castle's architecture is truly spectacular, with intricate details everywhere.”
Kalenin mimarisi gerçekten muhteşem, her yerde ince detaylar var.
“They threw a spectacular party for their anniversary.”
Yıldönümleri için muhteşem bir parti verdiler.
“The aurora borealis created a spectacular light show in the sky.”
Kuzey ışıkları gökyüzünde muhteşem bir ışık şovu oluşturdu.
“His spectacular jump over the canyon broke the world record.”
Kanyon üzerindeki muhteşem atlayışı dünya rekorunu kırdı.
“The garden was filled with spectacular flowers of every color.”
Bahçe her renkten muhteşem çiçeklerle doluydu.
Eş anlamlılar