silk
//sɪlk//
Çeviri
ipek
Tanım
İpek, ipek böceğinin kozasından elde edilen, yumuşak, parlak ve lüks bir kumaş türüdür. Genellikle giyim, ev tekstili ve aksesuar yapımında kullanılır. İpek, doğal liflerden üretilir ve dokusu sayesinde cilde hoş bir his verir. Tarih boyunca değerli bir malzeme olarak kabul edilmiş ve İpek Yolu gibi ticaret yollarıyla dünyaya yayılmıştır. Günümüzde hem geleneksel hem de modern tasarımlarda sıkça tercih edilir.
Örnek
“She wore a beautiful silk dress to the wedding.”
Düğüne güzel bir ipek elbise giydi.
“The scarf is made of pure silk and feels very smooth.”
Atkı saf ipekten yapılmış ve çok pürüzsüz hissettiriyor.
“Silk production requires careful handling of silkworms.”
İpek üretimi, ipek böceklerinin dikkatli bir şekilde bakımını gerektirir.
“He bought a silk tie for his job interview.”
İş görüşmesi için ipek bir kravat aldı.
“The curtains were made of heavy silk that blocked out the light.”
Perdeler, ışığı engelleyen ağır ipektendi.
“Silk is often used in luxury bedding because of its softness.”
İpek, yumuşaklığı nedeniyle genellikle lüks yatak takımlarında kullanılır.
“The artist painted on a silk canvas for a unique effect.”
Sanatçı, benzersiz bir etki için ipek bir tuval üzerine resim yaptı.
“She learned to weave silk in a traditional workshop.”
Geleneksel bir atölyede ipek dokumayı öğrendi.
“The silk blouse was delicate and needed to be hand-washed.”
İpek bluz narin olduğu için elde yıkanması gerekiyordu.
“Ancient traders traveled the Silk Road to exchange silk and spices.”
Antik tüccarlar, ipek ve baharat takası yapmak için İpek Yolu'nda seyahat etti.
Eş anlamlılar