sensible
//ˈsensəbəl//
Çeviri
mantıklı, akıllıca, makul
Tanım
Sensible, bir kişinin veya kararın sağduyuya, pratik düşünceye ve gerçekçiliğe dayandığını ifade eden bir sıfattır. Genellikle bir durumda en uygun ve akıllıca olanı seçen kişileri veya bu tür seçimleri tanımlamak için kullanılır. Örneğin, bir kişi yağmurlu havada şemsiye almayı tercih ediyorsa bu sensible bir davranıştır. Bu kelime, duygusal veya aşırı tepkilerden ziyade mantıklı ve ölçülü yaklaşımları vurgular. Günlük konuşmalarda sıkça kullanılır ve bir eylemin veya düşüncenin neden doğru olduğunu açıklarken işe yarar. Ayrıca, sensible bir kişi genellikle riskleri değerlendirir ve gereksiz maceralardan kaçınır.
Örnek
“It was a sensible decision to save money for emergencies.”
Acil durumlar için para biriktirmek mantıklı bir karardı.
“She is a sensible woman who always thinks before she acts.”
O, her zaman hareket etmeden önce düşünen mantıklı bir kadındır.
“Wearing a coat in winter is the sensible thing to do.”
Kışın mont giymek yapılacak akıllıca şeydir.
“His sensible advice helped me avoid a big mistake.”
Onun mantıklı tavsiyesi büyük bir hatadan kaçınmama yardımcı oldu.
“Buying a used car instead of a new one was a sensible choice.”
Yeni bir araba yerine ikinci el bir araba almak makul bir seçimdi.
“The teacher gave a sensible explanation for the complex problem.”
Öğretmen karmaşık problem için mantıklı bir açıklama yaptı.
“It's not sensible to go hiking without proper gear.”
Uygun ekipman olmadan yürüyüşe çıkmak mantıklı değildir.
“She made a sensible remark during the meeting that everyone agreed with.”
Toplantı sırasında herkesin katıldığı mantıklı bir yorum yaptı.
“A sensible diet includes plenty of fruits and vegetables.”
Mantıklı bir diyet bol miktarda meyve ve sebze içerir.
“He is too sensible to believe such ridiculous rumors.”
Bu kadar saçma söylentilere inanmayacak kadar mantıklıdır.
Eş anlamlılar