proud
//praʊd//
Çeviri
gururlu
Tanım
Proud, bir başarı, sahip olunan bir nitelik veya bir ilişki nedeniyle kendinden memnun ve onurlu hissetmeyi ifade eder. Gurur, genellikle olumlu bir duygudur ve kişinin kendi veya başkalarının elde ettiği iyi sonuçlarla ilgili haklı bir tatmin duygusunu anlatır. Bu duygu, kibir veya kendini beğenmişlikten farklı olarak, daha çok içsel bir değer ve saygı hissiyle ilişkilidir. Örneğin, çocuğunun başarısından gurur duyan bir ebeveyn veya yaptığı işten gurur duyan bir işçi tipik kullanım örnekleridir. Bu kelimenin 'kabarık' veya 'şişkin' gibi başka anlamları da vardır, ancak en yaygın ve temel kullanımı duygusal durumu belirtmektir.
Örnek
“She felt very proud when she received her diploma.”
Diplomasını aldığında kendini çok gururlu hissetti.
“I am proud of my son for helping others.”
Oğlumun başkalarına yardım etmesinden gurur duyuyorum.
“He is too proud to ask for help.”
O, yardım istemeyecek kadar gururlu.
“We are proud to announce the winner of the competition.”
Yarışmanın kazananını duyurmaktan gurur duyuyoruz.
“She looked at her finished painting with a proud smile.”
Bitirdiği resmine gururlu bir gülümsemeyle baktı.
“They are proud of their country's history.”
Ülkelerinin tarihinden gurur duyuyorlar.
“It was a proud moment for the whole team.”
Bu, tüm takım için gurur verici bir andı.
“He comes from a proud family of farmers.”
O, gururlu bir çiftçi ailesinden geliyor.
“Don't be so proud; it's okay to admit a mistake.”
Bu kadar gururlu olma; bir hatayı kabul etmek normaldir.
“Her proudest achievement was building that school.”
Onun en gurur duyduğu başarısı o okulu inşa etmekti.
Eş anlamlılar