powder
//ˈpaʊdər//
Çeviri
toz
Tanım
Toz, katı maddelerin öğütülmesiyle elde edilen ince, kuru taneciklerden oluşan bir maddedir. Günlük hayatta en yaygın kullanım alanları arasında makyaj malzemeleri (pudra), temizlik ürünleri (çamaşır tozu) ve baharatlar (biber tozu) bulunur. Toz halindeki maddeler genellikle kolayca dağılır ve sıvılarla karıştırılarak kullanılabilir. Bu kelime, özellikle ev ve kişisel bakım bağlamında sıkça karşımıza çıkar; ayrıca endüstriyel alanlarda da kimyasal tozlar için kullanılır.
Örnek
“She sprinkled some powder on the baby's skin to prevent rashes.”
Pişikleri önlemek için bebeğin cildine biraz pudra serpti.
“The baker dusted the counter with flour powder before kneading the dough.”
Fırıncı, hamuru yoğurmadan önce tezgaha un tozu serpti.
“I need to buy washing powder for the laundry.”
Çamaşırlar için çamaşır tozu almam gerekiyor.
“The chemist ground the crystals into a fine powder.”
Kimyager kristalleri ince bir toz haline getirdi.
“She applied a light layer of face powder to reduce shine.”
Parlamayı azaltmak için hafif bir yüz pudrası sürdü.
“The spice market sells turmeric powder in bulk.”
Baharat pazarı zerdeçal tozunu toptan satıyor.
“He accidentally inhaled some chalk powder while cleaning the board.”
Tahtayı temizlerken yanlışlıkla biraz tebeşir tozu soludu.
“The recipe calls for a teaspoon of garlic powder.”
Tarifte bir çay kaşığı sarımsak tozu gerekiyor.
“Fire extinguishers contain a dry chemical powder to put out flames.”
Yangın söndürücüler, alevleri söndürmek için kuru kimyasal toz içerir.
“The athlete used protein powder to supplement his diet.”
Sporcu, diyetini desteklemek için protein tozu kullandı.
Eş anlamlılar