pit
//pɪt//
Çeviri
çukur
Tanım
Pit, yeryüzünde doğal veya yapay yollarla oluşmuş, genellikle derin ve geniş bir oyuk veya çukurdur. Bu kelime, bir meyvenin (örneğin şeftali veya kiraz) içindeki sert çekirdeği değil, daha çok fiziksel bir boşluğu veya deliği ifade eder. Günlük kullanımda, bir arazi parçasındaki çöküntü, maden ocağı veya bir yarış pistindeki bakım alanı gibi farklı bağlamlarda karşımıza çıkar. Ayrıca, bir şeyin içine düşülebilecek bir boşluk anlamında da kullanılır. Bu kelimenin başka anlamları da vardır (örneğin meyve çekirdeği), ancak burada en yaygın kullanımı olan 'çukur' anlamı ele alınmıştır.
Örnek
“The workers dug a deep pit to bury the waste.”
İşçiler atıkları gömmek için derin bir çukur kazdı.
“Be careful not to fall into that pit near the construction site.”
İnşaat alanının yanındaki o çukura düşmemeye dikkat et.
“The archaeologists discovered an ancient pit filled with pottery.”
Arkeologlar, çömleklerle dolu antik bir çukur keşfetti.
“The car skidded and landed in a muddy pit by the roadside.”
Araba kaydı ve yol kenarındaki çamurlu bir çukura düştü.
“They used the pit as a natural shelter during the storm.”
Fırtına sırasında çukuru doğal bir sığınak olarak kullandılar.
“The miners descended into the dark pit to extract coal.”
Maden işçileri kömür çıkarmak için karanlık çukura indi.
“A deep pit in the garden collected rainwater after the storm.”
Bahçedeki derin bir çukur, fırtınadan sonra yağmur suyunu topladı.
“The rabbit dug a small pit under the fence to escape.”
Tavşan, kaçmak için çitin altına küçük bir çukur kazdı.
“The pit in the road caused several accidents during the night.”
Yoldaki çukur, gece boyunca birkaç kazaya neden oldu.
“He hid the treasure in a secret pit covered with leaves.”
Hazineyi yapraklarla kaplı gizli bir çukura sakladı.
Eş anlamlılar