patience

//ˈpeɪʃəns//

İsimler
B1

Çeviri

sabır

Tanım

Sabır, zorlu, can sıkıcı veya gecikmeli durumlarla karşılaşıldığında sakin kalma, şikayet etmeden bekleme ve tahammül gösterme yeteneğidir. Bu kavram, genellikle bir hedefe ulaşmak için zaman ve çaba gerektiğinde, hayal kırıklığına uğramadan dayanma gücünü ifade eder. Günlük hayatta trafikte beklemek, bir projenin tamamlanmasını izlemek veya bir beceriyi öğrenmek gibi durumlarda sabır önemli bir erdem olarak öne çıkar. Aynı zamanda kişilerarası ilişkilerde, başkalarının hatalarına veya yavaşlığına karşı hoşgörülü olmayı da kapsar.

Örnek

  • She showed great patience while teaching her younger brother how to tie his shoes.

    Küçük kardeşine ayakkabı bağlamayı öğretirken büyük bir sabır gösterdi.

  • Patience is key when learning a new language.

    Yeni bir dil öğrenirken sabır anahtardır.

  • He waited in line for hours with patience, not once complaining.

    Saatlerce sırada bekledi, bir kez bile şikayet etmeden sabırla durdu.

  • The gardener's patience was rewarded with a beautiful bloom in spring.

    Bahçıvanın sabrı, ilkbaharda güzel bir çiçek açmasıyla ödüllendirildi.

  • My patience ran out when the internet kept disconnecting during the meeting.

    Toplantı sırasında internet sürekli kesilince sabrım tükendi.

  • Raising children requires endless patience and understanding.

    Çocuk yetiştirmek sonsuz sabır ve anlayış gerektirir.

  • With patience, even the most difficult puzzle can be solved.

    Sabırla, en zor bulmaca bile çözülebilir.

  • Her patience with the elderly patients made her a beloved nurse.

    Yaşlı hastalara karşı sabrı, onu sevilen bir hemşire yaptı.

  • I need to practice patience when dealing with slow drivers on the road.

    Yolda yavaş sürücülerle uğraşırken sabırlı olmayı öğrenmeliyim.

  • The artist's patience was evident in the intricate details of the painting.

    Sanatçının sabrı, tablonun karmaşık detaylarında belirgindi.

Eş anlamlılar

tahammül
dayanma
metanet
hoşgörü
sükunet

İlgili kelimeler

bear

taşımak, katlanmak

Fiiller
Animals

Bear fiili, bir şeyi fiziksel olarak taşımak veya bir duruma, acıya, zorluğa katlanmak anlamına gelir. Bu kullanımda genellikle bir yükü, sorumluluğu veya olumsuz bir durumu üstlenmeyi ifade eder. Örn…

bug

yazılım hatası

İsimler
Animals

Bug, yazılım geliştirme sürecinde ortaya çıkan ve programın beklenen şekilde çalışmasını engelleyen bir hatadır. Genellikle kodlama hataları, mantık yanlışları veya sistem etkileşimlerinden kaynaklanı…

mouth

ağız (bir şeyin girişi)

İsimler
The body and the face

Mouth kelimesi, bir nesnenin veya alanın iç kısmına açılan giriş veya delik anlamında kullanılır. Özellikle mağara, şişe, nehir veya boru gibi şeylerin dışarıya açılan kısmını ifade eder. Bu kullanım,…

coat

kaplamak

Fiiller
Clothes

Coat fiili, bir yüzeyi ince bir tabaka ile örtmek veya kaplamak anlamına gelir. Genellikle boya, vernik, şeker veya çikolata gibi malzemelerle bir nesnenin dış yüzeyini tamamen veya kısmen kaplamak iç…

shorts

kısa film

İsimler
Clothes

Shorts, genellikle 40 dakikadan kısa süreli, bağımsız yapımlar veya büyük film projelerinin yan ürünü olarak çekilen kısa filmleri ifade eder. Bu terim, özellikle film festivallerinde ve dijital platf…

skirt

etek (coğrafya), kenar

İsimler
Clothes

Skirt, coğrafyada bir dağ veya tepenin alt kısmındaki eğimli yüzeyi veya bir yerleşimin çevresindeki alanı ifade eder. Genellikle bir yükseltinin tabanından başlayarak çevreye doğru yayılan bölgeyi ta…

sock

yumruk atmak

Fiiller
Clothes

"Sock" fiili, birine yumrukla vurmak anlamına gelir. Genellikle ani, sert ve beklenmedik bir yumruk atma eylemini ifade eder. Günlük konuşma dilinde kullanılır ve fiziksel bir saldırıyı betimler.

kiwi

Yeni Zelandalı

İsimler
Food and drink

Kiwi, Yeni Zelanda vatandaşı veya bu ülkede doğup büyümüş kişilere verilen yaygın bir takma addır. Genellikle günlük konuşmalarda ve resmi olmayan bağlamlarda kullanılır; Yeni Zelandalıların kendileri…

armchair

koltuk

İsimler
The home

Armchair, genellikle kumaş veya deri kaplı, kol dayama yerleri olan, tek kişilik rahat bir oturma mobilyasıdır. Evlerde oturma odalarında, çalışma odalarında veya kütüphanelerde dinlenmek, kitap okuma…

tablet

tablet (elektronik cihaz)

İsimler
The home

Tablet, dokunmatik ekranlı, genellikle akıllı telefon ile dizüstü bilgisayar arasında boyuta sahip taşınabilir bir elektronik cihazdır. İnternette gezinme, uygulama kullanma, video izleme ve okuma gib…